AVRUPADAN Youtube Video
Alman istihbaratında Rus gölgesi: Casuslar kendi güvenliğinden endişeli
WDR’nin araştırmasına göre BND ve Anayasayı Koruma Teşkilatı, Rus istihbaratının artan keşif ve takip girişimlerine karşı güvenliği sıkılaştırdı.
Almanya’da istihbarat kurumları bu kez yalnızca dış tehditleri değil, kendi güvenliklerini de daha yakından izliyor. WDR’nin araştırmasına göre Alman Dış İstihbarat Servisi BND ve Anayasayı Koruma Teşkilatı BfV, son dönemde kurum binaları ve çalışanlarına yönelik olası keşif girişimlerinde belirgin artış görüyor. Güvenlik çevrelerinde, özellikle Rus istihbarat servislerinin Alman kurumlarını daha fazla hedef aldığı değerlendiriliyor.
BND’nin Berlin-Mitte’deki Chausseestraße üzerindeki merkezinde geçen yıl yaşanan bazı olaylar kurum içinde dikkat çekti. İddiaya göre yabancı uyruklu bazı erkekler birkaç kez binanın giriş bölümüne kadar geldi. Bu kişiler, ya yollarını kaybettiklerini ya da yakındaki Bundeswehr hastanesini aradıklarını söyledi. Ancak aynı gerekçenin tekrar etmesi, güvenlik görevlilerinin şüphesini artırdı. Polis uzmanları bilgilendirildi ve güvenlik kamerası kayıtları incelendi.
BND binasında şüpheli ziyaretler
WDR’nin aktardığına göre bu kişilerden en az bazılarının kimliği tespit edildi. Söz konusu kişilerin Çeçen topluluğundan olduğu ve bir kısmının güvenlik birimlerince daha önce bilindiği öne sürüldü. Bu kişilerin BND merkezine neden geldiği ise hâlâ netleşmedi. Güvenlik çevrelerinde, olayın kurumun güvenlik önlemlerini test etme ya da çalışanları yıldırma amacı taşıyıp taşımadığı tartışılıyor.
Bu olayların, BND merkezindeki iç tehdit seviyesinin birkaç ay önce yükseltilmesinde etkili olduğu belirtiliyor. Bu karar, personele daha dikkatli olma mesajı olarak da değerlendiriliyor. Yıl başından bu yana BND binasının çevresinde makineli tabancalı güvenlik personeli devriye geziyor. Kurum içinden kaynaklar, bunun izinsiz yaklaşmak isteyenleri caydırmayı amaçladığını söylüyor.
Rusya odağı büyüyor
Ukrayna savaşı ve Rusya ile gerilim, Alman güvenlik kurumlarının gündeminde uzun süredir önemli yer tutuyor. Ancak WDR’ye göre artık yalnızca siyasi, askerî ya da ekonomik hedeflere yönelik Rus casusluğu ve sabotajı konuşulmuyor. Alman istihbarat kurumları da giderek daha fazla doğrudan hedef hâline geldiklerini düşünüyor.
Şüpheli olaylar arasında BND ve BfV binaları çevresinde görülen dron uçuşları, defalarca aynı bölgelerde beliren araçlar ve çalışanları takip ettiği öne sürülen kişiler bulunuyor. Bazı BND çalışanlarının, iş çıkışı evlerine giderken takip edildiklerini bildirdiği aktarıldı. Kimi personelin de tanımadıkları kişiler tarafından tuhaf konuşmalara çekilmeye çalışıldığı belirtiliyor.
Güvenlik uzmanları bazı durumlarda, sıradan yoldan geçen kişi ya da turist gibi davranan kişilerin bina güvenliğini ve güvenlik görevlilerinin tepkisini ölçmeye çalıştığından şüpheleniyor. Kurum çevresinde güvenli alana girmeye çalışan ya da araziye bazı nesneler atan kişilerin de yakından incelendiği bildirildi. Yıl başında, BND yerleşkesinin hemen yanında bulunan İstihbarat Eğitim ve Gelişim Merkezi’nin çitini aşmaya çalışan bir kişiyle ilgili olay yaşandığı da iddia edildi.
BfV: Çalışanlarımız özel hedef hâlinde
BND, WDR’nin sorularına operasyonel konular hakkında kamuoyuna açıklama yapmadığını belirterek yanıt vermedi. Anayasayı Koruma Teşkilatı ise çalışanlarının federal bir istihbarat kurumu mensubu olarak devlet sırlarına eriştiğini ve bu nedenle Rus istihbarat servisleri açısından özel bir “bilgi toplama ilgisine” maruz kaldığını açıkladı.
BfV, kurum ve çalışanlarına yönelik tehdit seviyesinin dünya siyaseti ve diğer ulusal ve uluslararası güvenlik kurumlarıyla yapılan değerlendirmeler doğrultusunda sürekli gözden geçirildiğini bildirdi. Ancak somut bulgular ve alınan önlemler hakkında ayrıntı paylaşılmadı.
Binalarda yüksek güvenlik önlemleri
Alman istihbarat kurumlarında güvenlik önlemleri zaten diğer kamu kurumlarına göre çok daha sıkı. Binalarda birden fazla güvenlik geçişi bulunuyor, çalışanların cep telefonlarıyla ofislere girmesine izin verilmiyor. Güvenlik personeli zaman zaman habersiz çanta kontrolleri yapıyor. Binalardaki camlarda ise teknik dinleme girişimlerine karşı lazer koruma filmleri kullanılıyor.
Buna rağmen kurumlar içeriden gelebilecek tehdide karşı tamamen korunaklı değil. Eski BND birim yöneticisi Carsten L. dosyası bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak görülüyor. Ağır vatana ihanet suçlamasıyla yargılanan eski istihbarat görevlisinin, bir suç ortağıyla birlikte devlet sırlarını Rus iç istihbarat servisi FSB’ye sattığı iddia ediliyor.
Savaş hâli senaryosu da masada
BND içinde artık yalnızca günlük güvenlik değil, kurumun kriz ya da savaş koşullarında çalışmaya devam edip edemeyeceği de tartışılıyor. Bu kapsamda binaların sabotaj ve hibrit saldırılara karşı ne kadar dayanıklı olduğu inceleniyor. Berlin’deki BND merkezinin bu açıdan daha güçlü olduğu belirtiliyor. Güvenlik çevrelerine göre merkez binanın kendi enerji santrali bulunuyor ve acil durumda dev yapıyı bağımsız olarak besleyebiliyor.
Ancak BND’nin diğer yerleşkeleri için aynı tablo geçerli değil. Berlin merkezi ve Münih yakınlarındaki eski Pullach yerleşkesinin dışında kurumun Almanya genelinde çok sayıda tesisi bulunuyor. Kurum içinden aktarılan bilgilere göre bu tesislerin bazıları yıllar boyunca güvenlik açısından ihmal edildi. Yeterli güvenlik seviyesine ulaşmak için buralarda yatırım ve yapısal düzenlemeler gerektiği belirtiliyor.
Yeni yasa ile yetkiler genişleyebilir
Federal hükûmetin aylardır üzerinde çalıştığı yeni BND yasasıyla kurumun kendi güvenliğine ilişkin yetkilerinin artırılması planlanıyor. Bu kapsamda BND’ye, polis gelene kadar beklemeden dronları doğrudan etkisiz hâle getirme yetkisi verilmesi de gündemde.
Anayasayı Koruma Teşkilatı ise güvenlik önlemlerine bir de eğitimli köpek ekledi. Kurumun ilk patlayıcı arama köpeği kısa süre önce eğitimini tamamladı. Belçika çoban köpeği Ted, Köln-Chorweiler’deki BfV merkezinde şüpheli posta, araç ve ziyaretçileri kontrol etmek için görev yapacak.
Alman istihbarat kurumlarının aldığı yeni önlemler, Rusya ile gerilimin yalnızca dış operasyonlar ve siber saldırılarla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Güvenlik birimleri artık kendi binalarını, çalışanlarını ve günlük işleyişlerini de olası casusluk ve baskı girişimlerine karşı daha sıkı korumaya çalışıyor.
Geri Dön 24 Haziran 2026 Çarşamba Önceki Yazılar