AVRUPADAN Youtube Video
Alman şirketleri yapay zekâ saldırılarına hazırlıksız
Almanya’da şirketlerin yaklaşık yarısı yapay zekâ kullanıyor. Ancak yalnızca yüzde 11’inin yapay zekâ kaynaklı güvenlik olaylarına karşı özel müdahale sistemi bulunuyor.
Almanya’da şirketler yapay zekâyı hızla iş süreçlerine dahil ederken, siber güvenlik önlemleri aynı hızda gelişmiyor. Yeni bir araştırmaya göre birçok şirket, yapay zekâ destekli saldırılara ve kendi kullandığı sistemlerden kaynaklanabilecek güvenlik açıklarına karşı yeterince hazırlıklı değil.
Tagesschau’nun haberine göre Federal Bilgi Güvenliği Dairesi (BSI) ile TÜV-Verband tarafından hazırlatılan 'Yapay Zekâ Güvenlik Araştırması 2026' kapsamında yaklaşık 500 Alman şirketiyle görüşüldü.
Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yarısı herhangi bir biçimde yapay zekâ kullandığını bildirdi.
Şirketlerin yalnızca yarısı güvenlik testi yapıyor
Yapay zekâ kullanan şirketlerin yalnızca yarısı, devreye aldıkları uygulamaları önceden güvenlik testinden geçiriyor.
Daha dikkat çekici sonuç ise olası krizlere hazırlıkta ortaya çıktı. Şirketlerin yalnızca yüzde 11’i, yapay zekâyla bağlantılı güvenlik olaylarına müdahale etmek için özel süreç oluşturduğunu belirtti.
BSI Başkan Yardımcısı Thomas Caspers, yapay zekânın zaten zor durumda olan siber güvenlik ortamını daha da değiştirdiğini söyledi.
Caspers, "Kesinlikle dünyanın sonunun eşiğinde değiliz. Ancak yapay zekâ, zaten son derece gergin olan siber güvenlik durumunu değiştiriyor" dedi.
Her altı şirketten biri saldırıyla karşılaştı
Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 17’si son 12 ay içinde yapay zekâ destekli bir siber saldırıyla veya dolandırıcılık girişimiyle karşılaştığını ya da böyle bir girişimden şüphelendiğini bildirdi.
Bu şirketlerin yüzde 40’ı, bilişim sistemlerindeki açıkları otomatik biçimde arayan saldırı belirtileri gördüğünü açıkladı.
Etkilenen şirketlerin yaklaşık onda dokuzu ise saldırganların yapay zekâyla hazırlanmış, son derece gerçekçi oltalama e-postaları kullandığından şüphelendi.
Bu tür mesajlarla çalışanların kandırılarak şifre, hesap bilgileri ve diğer hassas verilerin ele geçirilmesi hedefleniyor.
‘Şirketler olay yaşandıktan sonra önlem alıyor’
TÜV-Verband Başkanı Dirk Stenkamp, yapay zekânın saldırganlara önemli avantajlar sağladığına dikkat çekti.
Stenkamp, saldırıların yapay zekâ yardımıyla otomatikleştirilebildiğini ve kişilerin çok daha hedefli şekilde kandırılabildiğini söyledi.
Şirketlerin önemli bir bölümünün güvenlik önlemlerini ancak ciddi bir olay yaşadıktan sonra artırdığını belirten Stenkamp, "Bu sürekli karşımıza çıkan bir durum" dedi.
Yapay zekâ şimdilik çoğunlukla metin ve görsel için kullanılıyor
Alman şirketlerinde yapay zekâ kullanımının büyük bölümü henüz metin ve görsel üretimiyle sınırlı.
ChatGPT, Microsoft Copilot ve Canva gibi araçlar en yaygın kullanım alanları arasında yer alıyor.
Yapay zekâ kullanan şirketlerin yalnızca dörtte biri, teknolojiden muhasebe veya müşteri hizmetleri gibi iş süreçlerini otomatikleştirmek için yararlanıyor.
BSI’ye göre yapay zekânın şirketlerin temel süreçlerine daha fazla dahil olmasıyla güvenlik riskleri de büyüyecek.
Sağlık ve enerji gibi alanlarda denetim kritik
Sorun yalnızca siber saldırılarla sınırlı değil. Şirketlerin kendi kullandıkları yapay zekâ sistemlerinin hatalı veya güvenli olmayan kararlar vermesi de ayrı bir risk oluşturuyor.
Özellikle enerji, insan kaynakları ve sağlık gibi yüksek riskli alanlarda kullanılan sistemler için daha sıkı denetim öngörülüyor.
Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası kapsamında bu sistemlere yönelik sertifikasyon ve gözetim şartları kademeli olarak yürürlüğe giriyor.
Örneğin yapay zekânın deri hastalıklarının teşhisinde kullanılması halinde sistemin ne kadar doğru sonuç verdiğinin düzenli olarak test edilmesi gerekiyor.
Şirketlerin yüzde 42’si yapay zekâdan uzak duruyor
Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 42’si ise yapay zekâ kullanmadığını ve yakın gelecekte kullanmayı da planlamadığını bildirdi.
Şirketlerin yapay zekâdan uzak durmasının başlıca nedenleri arasında somut bir fayda görülmemesi, veri güvenliği endişeleri, yüksek uygulama maliyeti ve hukuki belirsizlikler yer alıyor.
Uzmanlara göre Almanya’daki şirketler artık iki temel sorunla karşı karşıya: Bir yandan yapay zekânın sağladığı rekabet avantajını kaçırmamak, diğer yandan yeni teknolojinin beraberinde getirdiği güvenlik açıklarını kontrol altında tutmak.
Geri Dön 08 Ekim 2026 Perşembe Önceki Yazılar