AVRUPADAN Youtube Video
Almanya ve Türkiye arasında silah ortaklığı: Ankara'da kritik görüşmeler
Almanya ve Türkiye, savunma sanayisinde ortak üretim ve teknoloji geliştirme fırsatlarını görüşüyor. Alman şirketleri Türkiye'nin üretim kapasitesine, Türk şirketleri ise Alman teknolojisine ilgi duyuyor.
Almanya ile Türkiye arasında savunma sanayisinde yeni bir iş birliği döneminin kapısı aralanıyor. Ankara'da düzenlenen 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı'nda iki ülkenin silah ve savunma teknolojileri alanındaki ortaklıklarını geliştirmesi gündeme geldi. Alman ve Türk şirketleri, birlikte silah sistemleri geliştirme ve uluslararası pazarlara açılma fırsatlarını değerlendiriyor.
SWR muhabiri Christian Buttkereit imzalı habere göre Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerleme, Alman şirketlerinin dikkatini çekiyor. Özellikle savaş uçakları, insansız hava araçları, güdümlü füzeler ve savaş gemileri alanındaki gelişmeler, Türkiye'yi Almanya açısından önemli bir ortak hâline getiriyor.
Alman şirketinden açıklama: Bizde teknoloji, Türkiye'de üretim kapasitesi var
Konferansa katılan şirketlerden biri de Almanya'nın Augsburg kentinde bulunan savunma sanayisi şirketi Renk oldu. Leopard 2 tanklarının şanzımanlarını üreten şirket, geçmişte Türkiye'ye de ürün satıyordu. Ancak Alman hükûmetinin silah ihracatına yönelik kısıtlamaları nedeniyle bu ticari ilişkiler sekteye uğramıştı.
Renk yöneticisi Florian Gleich, Türkiye ile ilişkilerin artık farklı bir aşamaya geçtiğini belirtti.
Gleich, "Eskiden alıcı ile satıcı arasındaki bir ilişki söz konusuydu. Şimdi ise ortaklığa doğru ilerliyoruz. Birlikte çalışmak istiyoruz. Bizde teknik bilgi ve deneyim, Türkiye'de ise üretim kapasitesi var" dedi.
Alman şirketleri, Türkiye'nin gelişen savunma sanayisini yalnızca bir satış pazarı olarak değil, ortak üretim yapabilecekleri bir sektör olarak görüyor.
Türk şirketi Havelsan, Almanya ile savaş gemisi geliştirmek istiyor
Türk savunma sanayisi şirketi Havelsan da Almanya ile iş birliğini genişletmek istiyor.
Havelsan Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Şevket Ünal, Alman teknolojisinin dünyada hâlâ kaliteyle özdeşleştiğini belirtti. Buna karşılık Türkiye'nin özellikle Afrika gibi yeni pazarlara erişim konusunda avantajları bulunduğunu söyledi.
Uzaktan kumanda edilebilen ve yapay zekâ destekli askerî robotlar geliştiren Havelsan, Barkan adlı insansız kara aracının yanı sıra askerî yazılımlar da üretiyor.
Ünal, Almanya'daki büyük tersanelerde savaş gemileri üretildiğini ancak bu gemilerde kullanılan sistem yazılımlarının geliştirilmesinde iş birliği fırsatları bulunduğunu belirtti.
Ünal, "Bu yazılımları Havelsan olarak Almanya ile birlikte geliştirebilir, ardından ortaklaşa dünya pazarına açılabiliriz" dedi.
Türkiye'nin KAAN ve Bayraktar başarısı Almanya'nın dikkatini çekti
Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünün en önemli örneklerinden biri de KAAN savaş uçağı.
Şubat 2024'te ilk uçuşunu gerçekleştiren yerli savaş uçağında şimdilik ABD'den temin edilen motorlar kullanılıyor. Ancak Türkiye, gelecekte kendi motorunu geliştirmeyi hedefliyor.
Tagesschau, Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesinin artık yalnızca Bayraktar insansız hava araçlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Güdümlü füzeler ve korvetlerin de uluslararası pazarda rekabet edebilir hâle geldiğine dikkat çekildi.
Haberde, Almanya'nın geçmişte Türkiye'ye silah satışı konusunda çekinceli davrandığı hatırlatıldı. Türkiye'nin komşularıyla yaşadığı gerilimler ve ülkedeki siyasi baskılar, NATO müttefikliğine rağmen ihracat kısıtlamalarına yol açmıştı.
Türkiye ise bu süreçte kendi silah sistemlerini geliştirmeye ağırlık verdi.
Alman Büyükelçi uyardı: Güven sorunu çözülmeli
İki ülkenin savunma sanayisindeki yakınlaşmasının önünde siyasi engeller de bulunuyor.
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, konferansta yaptığı konuşmada uzun vadeli stratejik iş birliğinin yalnızca sözleşmelerle kurulamayacağını söyledi.
Sorg'a göre ortaklıkların başarılı olması için teknolojilerin korunacağına, anlaşmalara uyulacağına ve tarafların siyasi açıdan öngörülebilir davranacağına güven duyulması gerekiyor.
Büyükelçi, Avrupa'da Türkiye'ye yönelik çekincelerin her zaman yanlış anlamalardan kaynaklanmadığını da vurguladı. Hukukun üstünlüğü, dış politika tercihleri ve siyasi öngörülebilirlik konusunda gerçek anlaşmazlıklar bulunduğunu belirtti.
Bu sorunlar arasında Türkiye'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmaması ve NATO üyesi Yunanistan ile yaşadığı gerilimler de yer alıyor.
Alman şirketinden Avrupa'ya ortak silahlanma çağrısı
Renk yöneticisi Florian Gleich ise siyasi anlaşmazlıklara rağmen Avrupa'nın savunma sanayisinde daha yakın iş birliğine ihtiyaç duyduğunu savundu.
Gleich, teknolojik bilginin korunmasının Almanya açısından önemli olduğunu ancak Avrupa ülkelerinin daha hızlı silahlanmak ve üretim kapasitesini artırmak için birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Her ülkenin tek başına hareket etmesinin anlamlı olmadığını belirten Gleich, savunma sanayisindeki bilgi ve deneyimin paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı
Ankara'daki konferans, henüz somut bir savunma anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlanmadı. Ancak iki ülkenin şirketleri arasında yeni ortaklıklar kurulmasına yönelik görüşmeler hız kazandı.
Havelsan yöneticisi Şevket Ünal, mevcut fırsatların hızla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Türk ve Alman şirketlerinin kısa sürede ortak projeler geliştirebileceğini söyleyen Ünal, bürokratik veya siyasi engellerle karşılaşılması durumunda iş birliği isteğinin hızla ortadan kalkabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye'nin konferansa verdiği önemin bir göstergesi olarak, kapanış yemeğine Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı.
Konferansın ardından gözler, görüşmelerin somut üretim ortaklıklarına ve savunma sanayisi anlaşmalarına dönüşüp dönüşmeyeceğine çevrildi.
Geri Dön 14 Ekim 2026 Çarşamba Önceki Yazılar