AVRUPADAN Youtube Video
Almanya’da ayrımcılık başvuruları rekor kırdı
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’ne 2025’te 13 binden fazla başvuru yapıldı. En çok şikâyet ırkçı ayrımcılık nedeniyle geldi.
Almanya’da ayrımcılıkla ilgili başvurular 2025’te rekor seviyeye çıktı. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’nin yıllık raporuna göre geçen yıl kuruma 13 bin 67 başvuru yapıldı. Bu sayı, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 15 artış anlamına geliyor.
Başvuruların en büyük bölümünü ırkçı ayrımcılık oluşturdu. Kuruma yapılan başvuruların yüzde 43’ü ırkçılık nedeniyle gerçekleşti.
Irkçılık ilk sırada
Rapora göre ayrımcılık başvurularında ırkçılığın ardından engellilik ve kronik hastalık geldi. Bu alandaki başvurular toplamın yüzde 27’sini oluşturdu. Cinsiyet nedeniyle ayrımcılık başvurularının oranı yüzde 22 oldu.
Yaş ayrımcılığı yüzde 12, din ve dünya görüşü nedeniyle ayrımcılık yüzde 7, cinsel kimlik nedeniyle ayrımcılık ise yaklaşık yüzde 4 olarak kayda geçti.
Ataman: Irkçı tutumlar kalıcılaşıyor
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Bağımsız Temsilcisi Ferda Ataman, rapordaki artışa ilişkin ciddi uyarılarda bulundu. Ataman, “Irkçı tutumlar yerleşik hâle geliyor ve insanlar ayrımcılığı çok daha ağır biçimde yaşıyor” dedi.
Ataman’a göre insanlar iş yerinde, konut ararken ya da sağlık hizmetlerine erişimde hakaret, aşağılanma ve dışlanma gibi ırkçı ayrımcılık biçimleriyle karşılaşıyor.
“Yalnızca mağdurlara değil topluma da zarar veriyor”
Ataman, ırkçılığın yalnızca doğrudan hedef alınan kişilere zarar vermediğini vurguladı. Ataman, “Irkçı davranış sadece mağdurlara zarar vermez, topluma ve ekonomiye de zarar verir” dedi.
Ayrımcılığın kendiliğinden ortadan kalkmayacağını belirten Ataman, özellikle insanların ayrımcılığın sonuçsuz kaldığını düşündüğü durumlarda sorunun daha da büyüdüğünü söyledi.
Ataman, “Herkesin özgürlük ve güvenlik içinde yaşayabilmesi için açık yasal düzenlemeler gerekir” ifadelerini kullandı.
Yasa reformu yetersiz bulundu
Almanya’da ayrımcılığa karşı koruma, Genel Eşit Muamele Yasası ile sağlanıyor. Federal Kabine kısa süre önce bu yasada reform yapılmasını kabul etti. Hükûmet, ayrımcılığa uğrayan kişilerin hukukî haklarını kullanabilmesi için tanınan süreyi 2 aydan 4 aya çıkarmayı planlıyor.
Cinsel tacize karşı korumanın daha fazla alana yayılması ve mağdurlara Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi üzerinden daha fazla destek verilmesi de reform başlıkları arasında yer alıyor.
Bu destekler arasında uyuşmazlık çözüm süreci de bulunuyor.
Ataman ise reformu yetersiz buldu.
Ataman, “Cinsel taciz alanındaki bazı boşlukların kapatılması doğru ve gecikmiş bir adımdır. Ancak planlanan reform çok zayıf ve insanların günlük yaşamında çok az şey değiştirecek” dedi.
Devlet kurumlarıyla ilgili boşluk sürüyor
Ataman’a göre birçok ayrımcılık vakası hâlâ yasanın koruma alanının dışında kalacak. Özellikle kamu kurumlarıyla yaşanan ayrımcılık iddialarında mağdurların Genel Eşit Muamele Yasası’na dayanması çoğu zaman mümkün olmayacak. Sağlık alanı ve yapay zekâ yoluyla ayrımcılık da Ataman’a göre hâlâ “ayrımcılıkla mücadele hukukunun gri alanları” arasında kalıyor. Raporda da çok sayıda başvurunun mevcut yasa kapsamına girmediği belirtildi.
1.400’den fazla başvuru kamu kurumlarıyla ilgili
Yıllık rapora göre 2025’te 1.400’den fazla kişi, kamu kurumları ve resmî dairelerle yaşadığı ayrımcılık nedeniyle başvurdu. 500’den fazla başvuru ise adalet sistemi ve polisle ilişkilerde yaşanan ayrımcılık iddialarıyla ilgiliydi. Eğitim alanında da 600’ü aşkın vaka bildirildi.
Rapora göre devlet kurumlarıyla temas sırasında yaşanan ayrımcılık iddiaları, tüm danışma başvurularının neredeyse dörtte birini oluşturdu.
Danışma merkezleri doldu
Ferda Ataman, başvurulardaki artışın iki nedeni olabileceğini söyledi. Birincisi, ayrımcılık konusundaki farkındalığın artması. İkincisi ise insanların yaşadığı baskının ve mağduriyet duygusunun büyümesi.
Ataman’a göre ayrımcılık artık eskisine göre daha açık yaşanıyor. İnsanlar bunu daha az gizli, daha doğrudan biçimde deneyimliyor.
Ayrımcılıkla Mücadele Derneği Almanya Genel Müdürü Eva Andrades de benzer bir değerlendirme yaptı. Andrades, ayrımcılığın niteliğinin değiştiğini belirterek, vakaların “çok daha sert ve açık” biçimde ortaya çıktığını söyledi.
Sivil toplum danışma merkezlerini bir araya getiren derneğe göre artan başvurular sahada doğrudan hissediliyor. Bazı danışma merkezleri artık yeni başvuru kabul edemeyecek kadar dolmuş durumda.
Rapor, Almanya’da ayrımcılığın yalnızca bireysel deneyimlerden ibaret olmadığını; iş, konut, sağlık, eğitim, polis ve kamu hizmetleri gibi birçok alana yayılan yapısal bir sorun hâline geldiğini gösteriyor.
Geri Dön 03 Haziran 2026 Çarşamba Önceki Yazılar