AVRUPADAN Youtube Video
Çalışanların yarısından fazlası daha kısa mesai istiyor
DGB’nin yaptırdığı ankete göre Almanya’da çalışanların yüzde 53’ü daha kısa çalışma süresi istiyor. En büyük yükü kadınlar ve ebeveynler hissediyor.
Almanya’da çalışanların önemli bölümü daha kısa çalışma süresi istiyor. Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) Bonn Anket Merkezi’ne yaptırdığı araştırmaya göre, çalışanların yüzde 53’ü haftalık çalışma süresinin azaltılmasından yana.
Çocuk sahibi erkeklerde bu oran yüzde 63’e çıkıyor. Anket, çalışma süresi tartışmasının özellikle aileler, kadınlar ve bakım sorumluluğu taşıyan çalışanlar açısından büyük önem taşıdığını gösteriyor.
Kadınlar daha fazla tükenmişlik hissediyor
Araştırmaya göre erkekler haftada ortalama 37,1 saat, kadınlar ise 30,8 saat çalışıyor. Ancak bakım ve ev içi sorumluluklar kadınlarda daha yoğun.
Kadın çalışanların yüzde 42’si çocuk bakımı ve yetiştirme sürecine doğrudan dâhil olduğunu belirtiyor. Erkeklerde bu oran yüzde 36’da kalıyor.
Ocak ile Mayıs 2025 arasında 4 binden fazla çalışanla yapılan ankette katılımcılara işten sonra kendilerini ne sıklıkla boşalmış ve tükenmiş hissettikleri de soruldu.
Erkeklerin yüzde 29’u, kadınların ise yüzde 40’ı bu duyguyu ‘sık’ ya da ‘çok sık’ yaşadığını söyledi. Araştırmaya göre en ağır yük, tek başına çocuk büyütenlerde ve yakınlarına bakım veren kadınlarda görülüyor.
DGB: Tartışma ailelerin gerçeğinden kopuk
DGB Başkan Yardımcısı Elke Hannack, çalışma süresi tartışmasının ailelerin günlük yaşamından kopuk yürütüldüğünü söyledi.
Hannack, Deutsche Presse-Agentur’a yaptığı açıklamada, “Mevcut çalışma süresi tartışması, ailelerin yaşam gerçekliğini tamamen ıskalıyor” dedi.
CDU/CSU-SPD koalisyonunun reform planlarında, günlük 8 saatlik azami çalışma süresi yerine haftalık azami çalışma süresi uygulamasına geçilmesi yer alıyor.
Sendikalar ise bu adımın işverenlerin çalışanlar üzerindeki yönlendirme hakkını genişleteceği ve iş ile özel yaşam dengesini zorlaştıracağı görüşünde.
“Büyüme tükenmiş çalışanlarla sağlanamaz”
Hannack, ekonomik büyüme gerekçesiyle çalışma sürelerinin esnetilmesine karşı çıktı.
DGB yöneticisi, “Çalışanlar tükenene kadar çalışırsa büyüme güçlenmez; hastalık izinleri ve iş kazaları artar” dedi.
Hannack’a göre gerçek büyüme, motivasyonu yüksek ve sağlıklı çalışanlarla mümkün. Korumasız ve sınırları belirsiz çalışma süreleri ise bu hedefe hizmet etmiyor.
Sendika daha fazla söz hakkı istiyor
DGB, çalışanların kendi çalışma süreleri üzerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savunuyor.
Hannack, özellikle kadınlar için iş, çocuk, bakım ve ev işleri arasında denge kurmanın çoğu zaman büyük bir zorlanmaya dönüştüğünü belirtti. Bu yükün ancak planlanabilir çalışma saatleriyle hafifletilebileceğini söyledi.
DGB’ye göre siyaset, daha kısa çalışma sürelerini ve ücretsiz bakım emeğinin daha adil paylaşılmasını gündemine almalı. Bu kapsamda evde hasta ya da yaşlı yakınlara bakım da önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
CDU daha esnek model istiyor
Çalışma süresi tartışmasında CDU kanadı daha esnek bir modelden yana. CDU’lu Gitta Connemann, haftalık çalışma süresinde değişiklik yapılmasını savunmuştu.
Connemann, ihtiyaç duyulan yerlerde hafta sonu ya da gece çalışmanın da mümkün olması gerektiğini söylemişti.
Federal Çalışma Bakanı Bärbel Bas ise çalışma süresiyle ilgili yasa taslağını haziran ayında sunacağını açıklamıştı.
Bas, mayıs ortasında düzenlenen DGB Federal Kongresi’nde, “SPD’ye ve kişisel olarak bana kalsa bu konuya hiç dokunmayız, ancak koalisyon sözleşmesinde yer alıyor” demişti.
Merz kongrede tepki görmüştü
DGB kongresinin ardından CDU merkezinden sendikalara yönelik eleştiriler gelmişti. Başbakan Friedrich Merz, reformların gerekliliğini savunmuş, ancak konuşması sırasında salondaki bazı kişiler tarafından yuhalanmıştı.
Koalisyon liderlerinin, reform sürecinin parçası olarak sendikalar ve işveren temsilcileriyle Başbakanlıkta bir araya gelmesi bekleniyor.
Yaz tatiline kadar vergi, iş gücü piyasası, emeklilik ve bürokrasinin azaltılmasını kapsayan bir reform paketinin hazırlanması hedefleniyor.
Anket, çalışma süresi reformunun yalnızca ekonomik verimlilik değil, aile yaşamı, bakım emeği ve çalışan sağlığı açısından da sert bir tartışma başlığı olacağını gösteriyor.
Geri Dön 29 Mayıs 2026 Cuma Önceki Yazılar