AVRUPADAN Youtube Video
Cinsel tacizde hukuki koruma zayıf: Almanya AB’de son sırada
Bir hukuk raporuna göre Almanya, cinsel tacize karşı hukuki korumada AB ülkeleri arasında son sırada. Taciz açık biçimde yalnızca çalışma hayatında yasaklı. Uzmanlar kapsamlı reform çağrısı yapıyor.
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Ajansı tarafından hazırlanan hukuk raporu, Almanya’nın cinsel tacize karşı hukuki koruma konusunda Avrupa Birliği ülkelerinin gerisinde kaldığını ortaya koydu. Rapora göre Almanya, AB karşılaştırmasında bu alanda son sırada yer alıyor.
Yasak yalnızca iş hayatıyla sınırlı
RND’nin yayımladığı raporda, Almanya’da cinsel tacizin hukuken yalnızca çalışma hayatında açıkça yasaklandığı vurgulanıyor. Bu yönüyle Almanya, AB içinde istisna oluşturuyor. İncelemeye dâhil edilen diğer tüm ülkelerde ise cinsel taciz hem iş hukukunda hem de genel medeni hukukta açık biçimde yasaklanmış durumda.
Diğer ülkelerde koruma alanı daha geniş
Birçok AB ülkesinde cinsel taciz, mal ve hizmet sunumu sırasında da yasak kapsamında bulunuyor. Bu sayede sağlık hizmetleri, konut kiralama, kültürel etkinlikler ve eğitim gibi alanlarda mağdurlar hukuki korumaya erişebiliyor.
Almanya’da ise örneğin bir kiracı ya da sürücü kursundaki bir kursiyer, cinsel tacize uğradığında çoğu zaman etkili bir hukuki yola başvuramıyor. Raporda bu tablo, “Almanya, Avrupa karşılaştırmasında son sırada” ifadesiyle özetleniyor.
Reform çağrısı güçleniyor
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu ve kurumun başkanı Ferda Ataman, raporun ciddi bir soruna işaret ettiğini söyledi. Ataman, “Mağdurlar açısından bu kabul edilemez bir durum” diyerek Genel Eşit Muamele Yasası’nda planlanan reformlara dikkat çekti.
Ataman’a göre konut piyasasında, spor salonlarında ve sürücü kurslarında da cinsel tacize karşı açık ve güçlü bir hukuki koruma sağlanması gerekiyor.
Adalet Bakanlığı’ndan temkinli yaklaşım
Adalet Bakanlığı, mevcut mevzuatta güç ilişkilerinin kötüye kullanılması yoluyla yapılan tacizin hâlihazırda cezai yaptırıma tabi olabildiğini hatırlattı. Ancak Bakanlık da bazı alanlarda ek yasal düzenleme ihtiyacı bulunduğunu kabul etti.
Geri Dön 03 Şubat 2026 Salı Önceki Yazılar