Google Play Store Avrupadan Mobil Uygulaması
Menü

AVRUPADAN Youtube Video

Almanya'da İltica ve Dil Sınavı Zorlaştı! Dolandırıcılık Önlemleri... I 20 Ekim 2026
Ben Deniz, ya Siz? 1. Bölüm: Oktan Erdikmen
21 Ekim 2026 Çarşamba

Merz'den Türklerin Almanya'daki 65 yılına özel mesaj: Misafir işçiler Alman oldu

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye'den işçi göçünün 65. yılında Türklerin ülkenin kalkınmasına büyük katkı sağladığını söyledi. Irkçı saldırıları hatırlatan Merz, Almanya'nın göçmenlere ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz (CDU), Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Anlaşması'nın 65. yılı dolayısıyla Berlin'de düzenlenen törende Türk toplumuna yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Türk işçilerin yalnızca Almanya'nın ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmadığını, ülkenin kültürel kimliğini de değiştirdiğini belirten Merz, göçün Almanya açısından bir başarı hikâyesi olduğunu söyledi.

Almanya Federal Başbakanlığı'nın açıklamasına göre Merz, Türk işçilerin Alman sanayisinin gelişmesinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Başbakan, Türkiye'den gelen insanların çalışkanlıkları ve emekleriyle ülkenin refahına katkıda bulunduğunu, Almanya'yı kültürel, ekonomik, bilimsel ve hatta mutfak kültürü açısından zenginleştirdiğini belirtti.

"Önce misafir işçiydiler, sonra Alman oldular"

Merz, törende yaptığı konuşmada Türkiye'den gelen işçilerin Almanya'daki konumlarının zaman içinde nasıl değiştiğine dikkat çekti.

Başbakan, "Misafir işçiler zamanla göçmen oldu. Sonunda da Alman" dedi.

Türk işçilerin Almanya'nın sanayi altyapısının kurulmasında büyük pay sahibi olduğunu belirten Merz, onların olağanüstü çalışkanlıklarıyla ülkenin bugünkü refahına katkıda bulunduğunu söyledi.

Türk göçünün Almanya'nın toplumsal ve kültürel yapısını köklü biçimde değiştirdiğini de vurgulayan Başbakan, bu etkinin günümüzde de devam ettiğini ifade etti.

Merz'e göre 65 yıllık göç tarihi, karşılıklı çabalarla gerçekleşen başarılı bir uyum sürecinin örneğini oluşturuyor.

65 yıl önce 55 Türk işçiyle başlamıştı

Türkiye ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında işçi alımını düzenleyen anlaşma, 30 Ekim 1961'de imzalandı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Almanya'da hızlı bir ekonomik büyüme yaşanıyordu. Sanayide çalışacak yeterli işçi bulunamıyordu. Türkiye ise aynı dönemde ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıyaydı.

İki ülke arasında imzalanan anlaşmayla Türk vatandaşlarının Almanya'ya çalışmak üzere gönderilmesinin önü açıldı.

Kasım 1961'de ilk 55 Türk işçi uçakla Düsseldorf Havalimanı'na geldi.

Başlangıçta işçilerin Almanya'da en fazla iki yıl kalması, ardından Türkiye'ye dönmesi planlanıyordu. Bu nedenle kendilerine 'Gastarbeiter', yani 'misafir işçi' deniliyordu.

Ancak gelişmeler beklendiği gibi olmadı. Türk işçilerin önemli bir bölümü Almanya'da kalıcı hâle geldi ve ailelerini de yanlarına aldı.

1973'e kadar 870 bin Türk Almanya'ya gitti

Federal Başbakanlık tarafından paylaşılan tarihî verilere göre 1961'den 1973'e kadar yaklaşık 870 bin kişi Türkiye'den Almanya'ya çalışmaya gitti.

Aynı dönemde yaklaşık 500 bin kişi Türkiye'ye geri döndü. Ancak yüz binlerce işçi Almanya'da kalmayı tercih etti.

1973 yılındaki petrol krizi nedeniyle yabancı işçi alımı durduruldu. Buna rağmen Almanya'da kalan Türklerin önemli bir bölümü ailelerini de yanlarına getirdi.

1980 yılına gelindiğinde Federal Almanya'da yaşayan Türk vatandaşlarının sayısı yaklaşık 1,4 milyona ulaşmıştı.

Bugün ise Almanya'da Türkiye kökenli 3 milyondan fazla insan yaşıyor.

Federal Başbakanlık, Türkiye kökenli insanların iş dünyasında, bilimde, kültürde ve toplumun diğer alanlarında önemli başarılar elde ettiğini vurguladı. Türk kökenli girişimcilerin Almanya'da yüz binlerce kişiye iş imkânı sağladığına da dikkat çekildi.

Türk işçiler en ağır işlerde çalıştı

Almanya Federal Başbakanlığı'nın paylaştığı tarihî bilgilerde, ilk nesil Türk işçilerin karşılaştıkları zorluklara da yer verildi.

Türkiye'den gelen işçilerin büyük bölümü sanayide, fiziksel olarak ağır işlerde çalıştırıldı. Özellikle otomotiv, metal, elektrik, tekstil ve gıda sektörlerinde Türk işçilerin emeğinden yararlanıldı.

Köln'deki Ford fabrikası, Türk işçilerin yoğun olarak çalıştığı işletmelerden biriydi.

İşçilerin önemli bir bölümü dar ve kalabalık toplu konaklama tesislerinde yaşıyordu. Günlük yaşamlarının merkezinde çalışmak vardı.

O yıllarda Türk işçilerin Türkiye'ye geri döneceği düşünüldüğü için Almanya'da kapsamlı bir uyum politikası uygulanmıyordu. Almanca kursları yetersizdi ve işçilerin Alman toplumuyla temasları sınırlı kalıyordu.

Federal Başbakanlık, bu koşulların göçmenlerin sonraki yıllarda da toplumsal ve ekonomik dezavantajlarla karşılaşmasına neden olduğunu kabul etti.

Kadın işçiler yüzde 40'a kadar daha az kazanıyordu

Tarihî veriler, Almanya'ya gelen Türk işçilerin yaklaşık üçte birinin kadın olduğunu da gösteriyor.

Kadınlar özellikle tekstil ve gıda sanayisinde çalışıyordu. Elektrik ve demir sektörlerinde çalışan kadınlar da bulunuyordu.

Ancak kadın işçilerin ücretleri erkeklerin ücretlerinden yüzde 30 ila 40 daha düşüktü.

Alman hükûmetinin paylaştığı bilgilere göre Türkiye'den gelen işçiler, ülkelerinde kalan nüfusa kıyasla ortalama olarak daha yüksek eğitim düzeyine sahipti. Göç edenlerin yüzde 80'i okul eğitimini tamamlamışken, Türkiye'deki genel oran yüzde 44'tü.

Buna rağmen Almanya'ya gelen işçilerin önemli bölümü düşük ücretli ve ağır işlerde çalışmak zorunda kaldı.

İlk neslin çocukları ve torunları ise Almanya'da büyüyerek eğitim gördü ve iş hayatına katıldı.

Merz ırkçı saldırıları da hatırlattı

Başbakan Merz, konuşmasında Türklerin Almanya'da karşılaştığı ırkçılığa da değindi.

65 yıllık göç tarihinin yalnızca başarı hikâyelerinden oluşmadığını belirten Merz, yabancı düşmanlığının zaman içinde ideolojik bir nefrete dönüştüğünü ve korkunç şiddet olaylarına yol açtığını söyledi.

Başbakan, 1990'lı yıllarda yaşanan Mölln ve Solingen saldırılarını hatırlattı.

Ayrıca yıllar boyunca göçmenleri hedef alan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün cinayetlerine değindi. Hanau'da 2020 yılında düzenlenen ırkçı terör saldırısının üzerinden ise yalnızca altı yıl geçtiğini belirtti.

Merz, Almanya'da yabancılara yönelik korku ve önyargıların azalmak yerine yeniden güçlenmesinden endişe duyduğunu ifade etti.

Başbakan'a göre yabancı düşmanlığı giderek daha fazla ideolojik bir nitelik kazanıyor.

"Herkes kökeninden bağımsız olarak değer görmeli"

Merz, Almanya'ya gelen insanlardan ülkenin demokratik kurallarına saygı göstermelerini beklediklerini söyledi.

Bunlar arasında kadınlarla erkeklerin eşitliği gibi temel değerlerin bulunduğunu vurguladı.

Ancak Başbakan'a göre uyum sürecinde yalnızca göçmenlere görev düşmüyor. Alman toplumunun da göçmenlere eşit fırsatlar sağlaması ve onları toplumun bir parçası olarak kabul etmesi gerekiyor.

Merz, "Bu ülkede herkes, ten rengine veya anne babasının kökenine bakılmaksızın değer görmeli" dedi.

Uyumun ancak karşılıklı çabayla mümkün olabileceğini belirten Başbakan, iş yerlerinin, okulların ve spor kulüplerinin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

Merz, demokratik ve özgür bir toplumun gücünü, insanların birbirleriyle kurduğu ilişkilerde göstermesi gerektiğini de vurguladı.

"Almanya'nın göçmenlere ihtiyacı var"

Başbakan Merz, konuşmasının sonunda Almanya'nın gelecekte de göçe ihtiyaç duyacağını açıkça dile getirdi.

Almanya'nın ekonomik refahını koruyabilmesi için insanların eğitim ve çalışma yoluyla toplumsal konumlarını yükseltebildiği bir sistemin gerekli olduğunu belirtti.

Merz'e göre bu sistemin işleyebilmesi ve ekonomik büyümenin sürdürülebilmesi için yeni göçmenlerin ülkeye gelmesi gerekiyor.

Başbakan, Almanya'nın ve Avrupa'nın nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Federal hükûmetin geçmişteki başarılı uyum örneklerini devam ettirmek istediğini belirten Merz, Türk göçünün 65 yıllık tarihinin bu açıdan önemli dersler içerdiğini söyledi.

Almanya'daki Türk toplumu 65. yılını kutluyor

Berlin'deki anma törenine Türkiye'nin Büyükelçisi Turan da katıldı.

Federal Başbakanlık, 65. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada Türkiye kökenli insanların Almanya'nın ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurguladı.

Açıklamada, ilk kuşak işçilerin sanayideki emeklerinden sonraki kuşakların bilim, ekonomi, kültür ve girişimcilik alanlarındaki başarılarına kadar pek çok katkıya yer verildi.

Böylece 1961 yılında geçici iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla başlayan göçün, 65 yıl içinde Almanya'nın toplumsal yapısını kalıcı biçimde değiştirdiği ifade edildi.

Başbakan Merz ise Almanya'nın geleceğinin de göçmenlerle birlikte şekilleneceğini belirterek ülkenin ekonomik ve toplumsal gelişimi için göçün önemini vurguladı.

Geri Dön 21 Ekim 2026 Çarşamba Önceki Yazılar

ESKİ BÜLTENLER

Hoş geldiniz / Herzlich Willkommen
Ziyaretçilerin web sitemizi mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını sağlamak için çerezler ve teknolojiler (araçlar) kullanıyoruz. Bize onay verirseniz, bir site ziyaretçisinin uç cihazında bilgi ve veri depolayan ve bunlara buradan erişen üçüncü taraf hizmetlerini kullanacağız. Veri koruma beyanımızdaki gelecek için geçerli olmak üzere, onayınızı istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Avrupadan'da kişisel verilerinizin işlenmesi, haklarınız ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği hükümlerine göre irtibat kurulacak kişiler hakkında bilgi veri koruma bildirimi altında bulunabilir: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz


Wir verwenden Cookies und Technologien (Tools), um den Besucher die optimale Nutzung unserer Webseite zu ermöglichen. Sofern Sie uns Ihre Einwilligung erteilen, werden wir Dienste von Drittenanbietern verwenden, die Informationen und Daten im Endgerät eines Seitenbesuchers speichern und dort abrufen. Sie können Ihre Einwilligung jederzeit mit Wirkung für die Zukunft in unserer Datenschutzerklärung widerrufen. Informationen über die Verarbeitung personenbezogener Daten bei Avrupadan, Ihre Rechte und Ansprechpartner gemäß den Bestimmungen der Datenschutzgrundverordnung finden Sie unter Datenschutzhinweis: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz
KABUL ET / ZUSTIMMEN
REDDET / ABLEHNEN