AVRUPADAN Youtube Video
Merz’in reform paketi Almanya’yı böldü
Başbakan Friedrich Merz reformları savundu, “Ekonomimizin zayıflığından çıkmak istiyorum” dedi. Muhalefet, sendikalar ve iş dünyası ise pakete farklı gerekçelerle tepki gösterdi.
Almanya’da CDU/CSU-SPD koalisyonunun açıkladığı reform paketi ülke gündeminin ilk sırasına yerleşti. Başbakan Friedrich Merz, ARD-Brennpunkt programında yaptığı açıklamada paketi savundu ve mevcut mali koşullarda daha fazlasının mümkün olmadığını söyledi.
Merz, “Yapabileceğimiz şeyi yaptık” diyerek devlet maliyesindeki sıkışıklığa dikkat çekti. Başbakana göre hükûmet, hem ekonomiyi canlandırmak hem de vatandaşları rahatlatmak için eldeki sınırlı imkânları kullanmaya çalıştı.
Ancak reform paketi çalışan örgütlerinden doktor birliklerine, muhalefetten iş dünyasına kadar geniş bir kesimde tartışma yarattı.
Vergi indirimi sosyal primlere takılabilir
Paketin öne çıkan başlıklarından biri düşük ve orta gelirli haneler için vergi indirimi. Ancak Merz de bu rahatlamanın karşısında hâlâ yüksek sosyal sigorta primleri bulunduğunu kabul etti.
Başbakan, vatandaşların başka alanlarda ağır yük altında olduğunu bildiklerini söyledi. Bu yükleri azaltmak için sağlık sistemi ve emeklilik sigortasında da reform yapılacağını belirtti.
Yeşiller’in maliye politikaları sözcüsü Katharina Beck ise vergi reformunu ‘aldatıcı paket’ olarak nitelendirdi. Beck’e göre birçok kişi cebinde neredeyse hiçbir rahatlama hissetmeyecek. Emeklilik sigortası primlerindeki artışla birlikte bazı haneler için sonuç daha da olumsuz olabilir.
Zengin vergisi artacak, yeni borç istenmiyor
Hükûmet, vergi indirimlerini finanse etmek için yüksek gelirli kesime uygulanan zengin vergisini artırmayı planlıyor. Merz, üst gelir diliminde vergi artışı yapılacağını ve Minijob alanında da değişiklik öngörüldüğünü söyledi.
Ayrıca devlet kalkınma bankası KfW’nin 2027 ve 2028 yıllarında federal bütçeye her yıl 500 milyon avro aktarması planlanıyor.
Merz, yeni borç istemediklerini vurguladı. Altyapı ve Bundeswehr için zaten büyük miktarda borçlanmaya gidildiğini belirten Başbakan, tüm alanlarda tasarruf arayışı olduğunu söyledi. Vergi reformunun maliyetinin yaklaşık 10 milyar avro olacağı tahmin ediliyor.
İlk günden rapor tartışması büyüyor
Reform paketinin en çok tartışılan başlıklarından biri hastalık raporu oldu. Hükûmet, telefonla hastalık raporu uygulamasını kaldırmak ve çalışanlardan hastalığın ilk gününden itibaren rapor istemek istiyor.
Doktor birlikleri ve sosyal kuruluşlar bu plana sert tepki gösterdi. Merz ise düzenlemeyi savundu. Başbakan, bunun Corona öncesi kurallara dönüş anlamına geldiğini söyledi. İstisnaların yine mümkün olacağını belirten Merz, Almanya’daki yüksek hastalık izinlerinin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.
DGB Başkanı Yasmin Fahimi, pakette istihdam ve rahatlama açısından doğru sinyaller bulunduğunu söyledi. Ancak telefonla rapor uygulamasının kaldırılmasını ve ilk günden rapor zorunluluğunu eleştirdi.
Sol Parti ise bu adımı gerçek sorunları çözmeyen bir dikkat dağıtma hamlesi olarak görüyor.
Sol Parti ve AfD paketi sert eleştirdi
Sol Parti eş başkanları Ines Schwerdtner ve Luigi Pantisano ile grup başkanları Heidi Reichinnek ve Sören Pellmann, ortak açıklamalarında hükûmeti sosyal devleti budama ve güvensizlik çizgisine girmekle suçladı.
Partiye göre pakette gerçek çözüm yerine ilk günden rapor zorunluluğu, yarım yamalak vergi indirimi ve zengin vergisinde kozmetik düzeltmeler var.
AfD eş başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla da kararları vatandaşlar ve ekonomi için ‘ağır hayal kırıklığı’ olarak değerlendirdi. AfD’ye göre koalisyonun kendisini öven büyük sözleri, ortaya çıkan sınırlı sonuçla uyuşmuyor.
Sendikalar çalışan hakları için kaygılı
Sendikalardan gelen tepkiler de karışık. DGB Başkanı Yasmin Fahimi, düşük ve orta gelirli çalışanların desteklenmesini ve pazar ile resmî tatil mesailerinde vergisiz ek ödemelerin artırılmasını olumlu buldu.
IG Metall Başkanı Christiane Benner ise paketi ‘tatlısı ve ekşisi karışık bir torba’ olarak tanımladı. Benner, işe alımlarda gerekçesiz süreli sözleşme imkânlarının genişletilmesini ve işten çıkarma korumasının gevşetilmesini ‘çalışan haklarına saldırı’ olarak değerlendirdi.
Verdi Başkanı Frank Werneke ise koalisyonun büyük servetleri ve mirasları yeterince vergilendirmekten kaçındığını söyledi. Werneke’ye göre bu tercih, gelir vergisi reformunda daha güçlü bir rahatlamanın önünü kesti.
İş dünyası daha güçlü hamle istiyor
Alman Sanayi Federasyonu, reform paketinde güçlü bir büyüme hamlesi görmediğini açıkladı. BDI Genel Müdürü Tanja Gönner, hükûmetin kararları kararlılıkla uygulaması ve yeni reformlarla desteklemesi gerektiğini söyledi.
İşverenler Birliği Başkanı Rainer Dulger ise koalisyonun gecikmiş bir yön değişikliği yaptığını belirtti. Ancak bunun gerçek bir ekonomik dönüşüme çevrilmesi gerektiğini vurguladı. Dulger, “Artık kimse el frenini çekmemeli” diyerek büyüme ve istihdam hedefinden geri adım atılmamasını istedi.
Alman Sanayi ve Ticaret Odası da artan sosyal sigorta primlerini Almanya için rekabet dezavantajı olarak görüyor. Buna rağmen DIHK, bürokrasinin azaltılmasını gerçek bir atılım olarak değerlendirdi.
Minijob ve çalışma saatleri masada
Paketin Minijob alanındaki etkisi de tartışılıyor. Otel ve restoran sektörü temsilcileri, özellikle gastronomide Minijob çalışanlarının yoğun saatler ve ani personel açıkları için vazgeçilmez olduğunu söylüyor.
Dehoga Başkanı Michael Schmidt, Minijobların cazibesini yitirmesi hâlinde bazı işletmelerin çalışma saatlerini azaltabileceğini, hatta kapanabileceğini söyledi. Schmidt’e göre birçok Minijob düzenli istihdama dönüşmek yerine tamamen ortadan kalkabilir.
CDU/CSU’nun uzun süredir savunduğu çalışma saatlerinin esnetilmesi ise şimdilik reform paketinde yer almadı. Günlük azami çalışma süresi yerine haftalık azami çalışma süresi modeli koalisyon sözleşmesinde bulunuyor. Merz, bu konunun sonbaharda yeniden ele alınacağını söyledi.
İlk adım olarak fırınlar, pastaneler ve kütüphaneler gibi bazı yerlerde açılış saatlerinin uzatılması planlanıyor.
Koalisyon paketi savunuyor
CDU/CSU ve SPD, reform paketini demokrasinin işleyebildiğinin kanıtı olarak sunuyor. CDU/CSU Meclis Grup Başkanı Jens Spahn, “Demokratik merkez hareket edebiliyor” dedi. Spahn’a göre koalisyonun ortak hedefi, vatandaşın güvenini yeniden kazanmak.
Spahn, paketin ekonomi üzerinde güçlü bir etki yaratacağını savundu ve “Yeni bir yükselişin temelini atıyoruz” dedi.
CSU Eyalet Grubu Başkanı Alexander Hoffmann reform paketini bir yapboza benzetti. Hoffmann’a göre koalisyon farklı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturdu.
SPD Meclis Grup Başkanı Matthias Miersch ise partisinin milletvekillerinden destek beklediğini söyledi. SPD grubunda tartışmalar yaşandığını kabul eden Miersch, genel havanın olumlu olduğunu belirtti.
Merz’e destek tarihî seviyede düşük
Reform tartışmaları, Merz’in kamuoyu desteğinin zayıfladığı bir döneme denk geldi. ARD-DeutschlandTrend anketine göre koalisyon kararlarından kısa süre önce Almanların yalnızca yüzde 13’ü Başbakan Merz’in çalışmalarından memnun olduğunu söyledi.
ARD-DeutschlandTrend’in 30 yıllık tarihinde görevdeki hiçbir başbakan bu kadar düşük memnuniyet oranıyla değerlendirilmemişti.
Merz ise ekonomik çıkış hedefini öne çıkarıyor. Başbakan, “Ekonomimizin zayıflığından çıkmak istiyorum” diyerek reformların devam edeceği mesajını verdi. Ancak muhalefet, sendikalar ve iş dünyasının tepkileri, paketin Almanya’da uzun süre tartışılacağını gösteriyor.
Geri Dön 03 Temmuz 2026 Cuma Önceki Yazılar