AVRUPADAN Youtube Video
AB Parlamentosu’nda ‘yalnızca evet evettir’ oylaması
AB Parlamentosu bugün, tecavüz suçunun tüm Avrupa’da ortak bir tanıma kavuşması için oylama yapıyor. Tartışmanın merkezinde açık rıza ilkesinin ceza hukukuna nasıl yansıtılacağı var.
Avrupa Parlamentosu bugün, tecavüz suçunun Avrupa Birliği genelinde ortak ve bağlayıcı bir tanıma kavuşturulmasına ilişkin önemli bir oylama yapacak. Oylamanın merkezinde, cinsel ilişkinin ancak açık rıza varsa meşru sayılması gerektiğini savunan ‘yalnızca evet evettir’ yaklaşımı yer alıyor.
Mevcut durumda Avrupa genelinde ortak bir ceza hukuku standardı bulunmuyor. Bu nedenle bir ülkede suç sayılan bir fiil, başka bir ülkede farklı ölçütlerle değerlendirilebiliyor.
Rıza tartışması yeniden gündemde
Avrupa Parlamentosu’ndaki sosyal demokrat vekiller, tecavüz tanımının yalnızca fiziksel direnişe ya da yüksek sesle söylenen bir ‘hayıra’ bağlanamayacağını savunuyor. Bu görüşe göre belirleyici olan, açık ve net rızanın bulunup bulunmadığı.
SPD’li Avrupa Parlamentosu üyesi Maria Noichl de bu yaklaşımı savunan isimlerden biri. Noichl, tecavüzün yalnızca kadının açık biçimde karşı çıkmasıyla sınırlı yorumlanamayacağını, asıl ölçütün açık uzlaşının yokluğu olması gerektiğini savunuyor.
Üç yıl önce sonuç alınamamıştı
Avrupa Parlamentosu, yaklaşık üç yıl önce de benzer bir adım atmak istemiş ancak girişim sonuçsuz kalmıştı. Bu kez tartışmanın daha güçlü bir zeminde yürüdüğü düşünülüyor.
Bunda son yıllarda art arda gündeme gelen cinsel şiddet vakalarının da etkisi var. Özellikle Fransa’da Gisèle Pelicot dosyası ve Almanya’daki bazı olaylar, kadınların kendilerini savunamayacak durumda olmasının istismar edildiğini yeniden görünür hâle getirdi.
Avrupa’da uygulamalar hâlâ farklı
Bugün Avrupa’da bazı ülkeler açık rızayı esas alan ‘yalnızca evet evettir’ ilkesini zaten uyguluyor. İsveç bu konuda öncü olmuştu. Daha sonra İtalya, Yunanistan, Danimarka ve Belçika da benzer düzenlemelere yöneldi. Fransa da geçen sonbaharda bu yönde adım atan ülkeler arasına katıldı.
Buna karşılık Avrupa genelinde koruma düzeyi hâlâ eşit değil. Avrupa Parlamentosu’ndaki tartışmanın temel gerekçelerinden biri de bu. Destek veren vekiller, bir kadının sınırın hangi tarafında yaşadığına göre daha az ya da daha çok korunmasının kabul edilemez olduğunu söylüyor.
Eleştiriler de var
Girişime karşı çıkanlar ise ortak tanımın ceza hukukunda belirsizlik yaratabileceğini öne sürüyor. Eleştirilerin odağında, bazı vakalarda olayın yalnızca tarafların beyanlarına dayanması ve bunun yargı süreçlerini daha karmaşık hâle getirebileceği düşüncesi var.
Avrupa Parlamentosu’nun üçüncü büyük grubu olan Avrupa için Vatanseverler, bu nedenle öneriye destek vermeyeceğini açıkladı. Bu grupta Marine Le Pen’in partisi ile Viktor Orban’ın Fidesz’i de yer alıyor.
Amaç yalnızca hukuk değil, mesaj da vermek
Destek veren vekillere göre mesele yalnızca teknik bir hukuk düzenlemesi değil. Aynı zamanda Avrupa genelinde ortak bir toplumsal mesaj verilmesi isteniyor. Bu mesajın özü şu; rıza yoksa ilişki de yok.
Destekçiler, ortak tanımın mağdurların her ülkede ciddiye alınmasını ve korunmasını kolaylaştıracağını düşünüyor. Bu nedenle bugünkü oylama, yalnızca bir hukuk metni tartışması değil, Avrupa’nın cinsel şiddete karşı nasıl bir çizgi çizeceğinin de göstergesi olacak.
Geri Dön 28 Nisan 2026 Salı Önceki Yazılar