AVRUPADAN Youtube Video
El Niño alarmı: Dünya yeni bir sıcaklık dalgasına mı gidiyor?
Pasifik’te El Niño işaretleri güçleniyor. Uzmanlar, güçlü bir olayın sıcak hava dalgalarını, kuraklığı ve aşırı hava olaylarını artırabileceği uyarısı yapıyor.
Pasifik Okyanusu’nda El Niño belirtilerinin yeniden güçlenmesi, dünyada yeni bir sıcaklık sıçraması yaşanabileceği endişesini artırdı. Bayerischer Rundfunk’a konuşan Imperial College London’dan iklim bilimci Friederike Otto, önümüzdeki aylarda çok güçlü bir El Niño gelişmesi hâlinde bunun zaten ısınmış olan dünyayı daha da zorlayabileceğini söyledi.
Uzmanlara göre tropikal Pasifik’te, Ekvator çevresindeki yüzey sularında önümüzdeki aylarda ısınma görülebilir. Bu da yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte sonuçlar doğurabilir.
Asıl soru: Ne kadar güçlenecek?
Şimdilik belirsiz olan başlık, bu ısınmanın ne kadar güçlü olacağı. Otto’ya göre burada bakılan temel gösterge, 'Niño-3.4' olarak adlandırılan bölgedeki deniz yüzeyi sıcaklıkları. Bu değerler uzun yıllar ortalamasının belirgin biçimde üstüne çıkarsa El Niño’dan söz ediliyor. Daha düşük değerlerde ise tablo La Niña olarak tanımlanıyor.
Yani tehlike işaretleri var, ancak olayın boyutu için biraz daha zamana ihtiyaç duyuluyor.
El Niño nedir, neyi değiştirir?
El Niño, Pasifik’te iki ila yedi yılda bir görülen doğal bir iklim olayı. Adı Peru’dan geliyor. Balıkçılar, bazı yıllarda Noel döneminde deniz suyunun olağandışı biçimde ısındığını ve balık miktarının azaldığını fark etmişti. Bu nedenle bu olaya El Niño adı verilmişti.
Normal koşullarda alizeler, sıcak yüzey sularını Güney Amerika’dan Avustralya ve Endonezya yönüne iter. El Niño dönemlerinde bu rüzgârlar zayıflıyor, duruyor ya da yön değiştiriyor. Sonuçta sıcak su Güney Amerika kıyılarında birikiyor. Bunun ardından Güney Amerika’nın Pasifik kıyılarında şiddetli yağış, fırtına ve sel görülürken, Pasifik’in öte yanında kuraklık ve orman yangınları artabiliyor.
'Süper El Niño' resmî bir tanım değil
Son günlerde sık duyulan Süper El Niño ifadesi ise bilimsel açıdan resmî bir terim değil. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi NOAA ile Climate.gov’un aktardığına göre bunun üzerinde uzlaşılmış tek bir teknik tanımı yok. Genelde bu ifade, Niño-3.4 bölgesindeki sıcaklık sapmasının olağanüstü yüksek olduğu çok güçlü olaylar için kullanılıyor.
Bu tür durumlarda Pasifik’teki ısınmanın 1,5 ila 2 dereceye ulaşabildiği belirtiliyor.
Bilim insanları temkinli
Max-Planck Enstitüsü’nde iklim değişkenliği ve okyanus-atmosfer etkileşimleri üzerine çalışan Daniela Matei, Bayerischer Rundfunk’a yaptığı değerlendirmede erken tahminlere fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini söyledi. Matei, 2014’te de ilk verilerin çok güçlü bir El Niño ihtimaline işaret ettiğini, ancak daha sonra deniz suyunun yeniden soğuduğunu hatırlattı.
NOAA da benzer biçimde olası bir El Niño’nun gücü konusunda şu aşamada ciddi belirsizlik bulunduğunu vurguluyor. Bu yüzden daha sağlam bir değerlendirme için birkaç ay daha beklemek gerekiyor.
Asıl risk zaten ısınmış dünyaya yeni yük binmesi
Friederike Otto’ya göre asıl mesele, 'süper' kelimesi değil, böyle bir olayın bugünkü iklim koşullarında yaratacağı etki. Çünkü dünya, önceki güçlü El Niño dönemlerine göre artık çok daha sıcak. Bu nedenle güçlü bir El Niño, iklim krizinin etkilerini daha da sertleştirebilir.
Otto’ya göre daha sıcak hava dalgaları, daha ağır kuraklıklar ve daha yıkıcı orman yangınları görülebilir. Başka bir deyişle El Niño, küresel ısınmayı tek başına yaratmıyor ama zaten yükselmiş sıcaklık çizgisine ek bir doğal itki veriyor.
Avrupa da etkilenebilir
Avrupa, El Niño’nun merkezinde değil. Ancak etkiler kıtaya kadar uzanabilir. Daniela Matei’ye göre Avrupa’nın bazı bölgeleri kışın daha sert soğuk hava girişleriyle, güney kesimler ise yazın daha ağır sıcak baskısıyla karşılaşabilir.
Üstelik etkiler yalnızca hava durumu ile sınırlı kalmayabilir. Dünyanın başka bölgelerinde yaşanacak kuraklık ve ürün kayıpları, piyasaları, tedarik zincirlerini ve fiyatları da etkileyebilir. Avrupa’da ilk hissedilen sonuç bazen doğrudan hava değişimi değil, bu ekonomik yansımalar olabilir.
El Niño durdurulamaz, ısınma yavaşlatılabilir
Uzmanların ortak vurgusu şu: El Niño doğal bir olay ve bunu durdurmak mümkün değil. Ancak fosil yakıt kullanımı sürdükçe küresel ısınma derinleşiyor ve bu tür doğal dalgalanmaların etkisi daha da ağırlaşıyor.
Bu nedenle tartışma yalnızca Pasifik’teki birkaç derecelik ısınmadan ibaret değil. Asıl mesele, zaten kırılgan hâle gelmiş iklim sisteminin yeni bir baskıyla karşı karşıya olması.
Geri Dön 01 Nisan 2026 Çarşamba Önceki Yazılar