AVRUPADAN Youtube Video
Akaryakıt krizine acil hamle: Macron Körfez'den 200 bin ton motorin sözü aldı
Fransa'da akaryakıt fiyatlarına karşı harekete geçen Macron, iki Körfez ülkesinden aylık 200 bin ton ek motorin tedariki için anlaşma sağladı. Hükûmet, fiyatları düşürmeyi ve kış aylarında yakıt sıkıntısını önlemeyi hedefliyor.
Fransa'da hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların ardından Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almak için Körfez ülkeleriyle anlaşmaya vardı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, Fransa'ya her ay toplam 200 bin ton ek motorin sağlamayı taahhüt etti. Daha önce Suudi Arabistan'dan alınan tedarik sözüyle birlikte Fransa'nın güvence altına aldığı ek motorin miktarı aylık yaklaşık 295 bin tona ulaştı.
Anlaşmalar, Macron'un Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında sağlandı. Fransa yönetimi, özellikle son aylarda hızla yükselen akaryakıt fiyatlarının vatandaşlar üzerindeki yükünü azaltmayı ve kış aylarında yakıt tedarikini güvence altına almayı amaçlıyor.
Üç ülkeden 295 bin ton motorin alınacak
Fransa Cumhurbaşkanlığı'nın açıklamasına göre Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa'ya her ay 100 bin ton ek motorin göndermeyi kabul etti. Bahreyn de aynı miktarda motorin tedarik etme sözü verdi.
Böylece iki ülkeden sağlanacak ek motorin miktarı aylık 200 bin tona ulaşacak.
Suudi Arabistan ise daha önce ekim ve kasım ayları için 95 bin tonluk ek tedarik taahhüdünde bulunmuştu.
Elysee Sarayı'nın açıklamasına göre üç ülkeden sağlanacak toplam ek motorin, Fransa'nın tüketiminin yaklaşık yüzde 10'una karşılık geliyor.
Yeni sevkiyatların Fransa'ya ulaştırılması ve dağıtılması görevini Fransız enerji şirketi TotalEnergies üstlenecek.
TotalEnergies: Bu kış motorin sıkıntısı yaşamayacağız
Macron'un Körfez ziyaretine eşlik eden TotalEnergies Üst Yöneticisi Patrick Pouyanné, anlaşmaların Fransa'nın enerji güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Abu Dabi'de açıklama yapan Pouyanné, uluslararası enerji piyasalarında ciddi riskler bulunduğunu kabul etti.
Pouyanné, "Tedariki güvence altına almak için buradayız. Çünkü ortada bir risk var. Bu gelişme Fransızları rahatlatacaktır. Bu kış motorin sıkıntısı yaşamayacağız" dedi.
Şirket yöneticisi, özellikle Ukrayna'nın Rusya'daki enerji tesislerine düzenlediği saldırıların petrol piyasasındaki baskıyı artırmasından endişe ettiklerini belirtti.
Pouyanné'ye göre yeni anlaşmalar, Fransa'nın kış aylarında yeterli motorine ulaşabilmesi açısından önemli bir güvence sağlayacak.
Hükûmet daha önce 10 milyon varil petrol kullanıma açmıştı
Fransa yönetimi, enerji fiyatlarındaki yükselişi durdurmak amacıyla daha önce de olağanüstü önlemler almıştı.
Şubat ayında İsrail, ABD ve İran arasında başlayan savaşın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin ciddi biçimde aksaması, petrol ve akaryakıt fiyatlarının yükselmesine yol açtı.
Bu gelişmeler üzerine Fransa, stratejik petrol rezervlerinden 10 milyon varili piyasaya sundu.
RTVE'nin aktardığına göre bu müdahalenin ardından akaryakıt istasyonlarında fiyatlar litre başına 12 ila 18 sent geriledi.
Ancak petrol piyasasındaki sorunlar devam ettiği için fiyatların yeniden yükselmesi tehlikesi ortadan kalkmadı.
Fransız hükûmeti şimdi Körfez ülkelerinden sağlanacak ek motorinle piyasadaki baskıyı azaltmayı hedefliyor.
Akaryakıt fiyatları gerçekten düşecek mi?
Yeni anlaşmaların Fransa'daki akaryakıt fiyatlarını ne kadar düşüreceği henüz bilinmiyor.
Elysee Sarayı, Körfez ülkeleriyle yapılan anlaşmaların yakıt tedarikini güvence altına alacağını ve fiyatlar üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini belirtti. Ancak beklenen fiyat düşüşüne ilişkin herhangi bir rakam açıklamadı.
Fransız televizyon kanalı TF1'in ekonomi yorumcusu Nicolas Doze ise anlaşmaların pompa fiyatlarını önemli ölçüde düşürmesinin zor olduğunu savundu.
Doze'ye göre öncelikli mesele, taahhüt edilen 200 bin ton motorinin gerçekten Fransa'ya ulaştırılabilmesi.
Uzman, fiyatlarda bir gerileme yaşansa bile bunun sınırlı kalabileceğini belirtti.
Dolayısıyla yeni anlaşmaların kısa vadede tüketicilere büyük bir indirim olarak yansıyacağının garantisi bulunmuyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz devam ediyor
Fransa'nın enerji sorunlarının temelinde Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının aksaması bulunuyor.
Dünya petrol ticareti açısından büyük önem taşıyan boğazdaki geçişler, ABD ile İran arasındaki karşılıklı kısıtlamalar nedeniyle ciddi biçimde zorlaştı.
Bu durum yalnızca petrol sevkiyatlarını değil, deniz taşımacılığının maliyetlerini de artırıyor.
Savaşın başlamasından bu yana bölgeden geçen gemiler için sigorta primleri hızla yükseldi. Bu maliyetler de enerji fiyatlarına yansıyor.
Fransa, Körfez ülkeleriyle görüşmelerinde deniz taşımacılığında uygulanan sigorta ücretlerinin azaltılması konusunu da gündeme getirdi.
Amaç, petrol ve motorin taşıyan gemilerin daha düşük maliyetlerle bölgeden geçmesini sağlamak.
Kuveyt'ten de yeni sözler alındı
Macron'un Körfez ziyaretleri yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'le sınırlı kalmadı.
Fransa Cumhurbaşkanı, Kuveyt ve Katar'la da enerji güvenliği konusunda görüşmeler gerçekleştirdi.
Fransız basınında yer alan bilgilere göre Kuveyt, Fransa'nın Hint Okyanusu'ndaki denizaşırı bölgeleri Mayotte ve Réunion'a motorin ve uçak yakıtı sağlanması konusunda taahhütte bulundu.
Sevkiyatların Umman üzerinden gerçekleştirilmesi ve böylece Hürmüz Boğazı'ndaki sorunların aşılması planlanıyor.
Kuveyt ayrıca Fransa'da motorin ve uçak yakıtı depolanmasına da ilgi gösterdi. Bu yöntemle Fransa'nın gelecekte yaşanabilecek enerji krizlerine karşı daha hazırlıklı olması hedefleniyor.
Fransa yeni bir savaştan endişe ediyor
Le Monde'un aktardığına göre Fransa ile Körfez ülkeleri arasındaki görüşmelerde yalnızca enerji tedariki değil, Orta Doğu'daki savaşın geleceği de ele alındı.
Körfez ülkelerinin yönetimleri, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerinin ardından çatışmaların yeniden şiddetlenmesinden endişe ediyor.
Fransız diplomatlar da bölgedeki krizin kalıcı hâle gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Fransız diplomatik kaynaklarına göre en büyük tehlike, bölgenin ne tam anlamıyla savaşın ne de barışın hâkim olduğu, sürekli istikrarsızlık üreten bir duruma sürüklenmesi.
Paris yönetimi, enerji tedarikinde yeni anlaşmalar yaparken aynı zamanda Orta Doğu'daki çatışmaların diplomatik yollarla çözülmesini de istiyor.
Protestolar Macron'u harekete geçirdi
Macron'un Körfez ülkelerine yaptığı ziyaretler, Fransa'da büyük toplumsal gerginliklerin yaşandığı bir döneme denk geldi.
Geçen hafta sonu hayat pahalılığına ve hükûmet politikalarına karşı düzenlenen kitlesel protestolarda birçok kentte şiddet olayları yaşandı.
Bazı iş yerleri yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktı.
Artan enerji fiyatları, protestocuların dile getirdiği ekonomik sorunlar arasında önemli yer tutuyor.
Fransız hükûmeti, yeni enerji anlaşmalarını hem yakıt tedarikini güvence altına almak hem de vatandaşların artan yaşam maliyetlerine yönelik tepkilerini hafifletmek açısından önemli görüyor.
Elysee Sarayı, Körfez ülkeleriyle anlaşma sağlanmasını Fransa'nın bölgedeki güvenilir ortak konumuna bağladı. Cumhurbaşkanlığı, savaş sırasında Körfez ülkelerinin savunmasına verilen desteğin karşılıklı güveni güçlendirdiğini savundu.
Macron'a bir darbe de seçim anketinden
Fransa'daki ekonomik ve toplumsal kriz devam ederken, cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin son anket de siyasi tartışmaları artırdı.
RTVE'nin aktardığı Ifop-Fiducial araştırmasına göre aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin önde gelen ismi Marine Le Pen, farklı seçim senaryolarında yüksek oy oranlarına ulaşıyor.
17-19 Ekim tarihleri arasında 1.928 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada, Nisan 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu için hazırlanan senaryolarda Le Pen'in oy oranı yüzde 34 ile yüzde 38 arasında ölçüldü.
İkinci tur senaryolarında ise Le Pen'in Jean-Luc Mélenchon karşısında yüzde 68, Raphaël Glucksmann karşısında yüzde 57, Édouard Philippe karşısında yüzde 56 oy alabileceği hesaplandı.
Ancak bunlar henüz gerçekleşmemiş bir seçime ilişkin anket senaryoları. Seçimin gerçek sonucunu göstermiyor.
Macron ise anayasal görev süresi sınırı nedeniyle 2027'de yeniden cumhurbaşkanı adayı olamayacak.
Fransa yönetimi, bir yandan yükselen enerji fiyatlarını ve hayat pahalılığını kontrol altına almaya, diğer yandan toplumsal gerginlikleri azaltmaya çalışıyor.
Körfez ülkeleriyle sağlanan motorin anlaşmalarının Fransız vatandaşların günlük yaşamına ne ölçüde yansıyacağı ise sevkiyatların başlaması ve uluslararası enerji piyasalarındaki gelişmelerle netleşecek.
Geri Dön 21 Ekim 2026 Çarşamba Önceki Yazılar