AVRUPADAN Youtube Video
Fransa’da sıcaklar nükleer santralleri vurdu
Fransa’da rekor sıcaklar nedeniyle 3 nükleer tesiste üretim durdu ya da azaltıldı. Isınan nehirler, santrallerin soğutma sistemini zorlamaya başladı.
Fransa’da bu hafta etkili olan rekor sıcak hava dalgası, ülkenin nükleer enerji sistemindeki kırılganlığı yeniden gündeme taşıdı. Nehir sularının soğutma için fazla ısınması nedeniyle 3 nükleer tesiste üretim durdu ya da azaltıldı.
Fransız kamu enerji şirketi EDF, pazartesi günü Garonne Nehri kıyısındaki Golfech Nükleer Santrali’nde bir reaktörü kapattı. Kararın, nehir suyunun tesis için belirlenen 28 derecelik çalışma sınırına yaklaşması üzerine alındığı bildirildi. Rhône Nehri üzerindeki Bugey ve Nogent-sur-Seine tesislerinde de üretim düşürüldü.
Elektrik arzında şimdilik sorun yok
Fransa’nın şebeke işletmecisi RTE, elektrik arzının güvence altında olduğunu açıkladı. EDF’ye göre 2,2 gigavatlık üretim kaybı, ülkenin nükleer kapasitesinin yaklaşık yüzde 3,5’ine denk geliyor ve arz-talep dengesini tehdit etmiyor.
Ancak çevreciler ve bazı enerji uzmanları, yaşananların geçici bir kesinti değil, büyüyen bir eğilimin parçası olduğunu düşünüyor. Tartışmanın merkezinde, büyük ölçüde 1970’lerde tasarlanan Fransa’nın nükleer santral filosunun ısınan iklime ne kadar dayanabileceği sorusu var.
Nükleer üretim suya bağımlı
Fransa elektriğinin yaklaşık yüzde 70’ini nükleer enerjiden sağlıyor. Bu oran dünyadaki en yüksek seviyelerden biri. Ülkedeki 56 reaktörün büyük bölümü, soğutma için çok miktarda suya ihtiyaç duyduğu için nehir ya da deniz kıyılarına kurulu.
Nükleer enerji uzmanı ve négaWatt düşünce kuruluşu sözcüsü Yves Marignac, santrallerin soğutma için saniyede neredeyse 1 metreküp suya ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Marignac’a göre nükleer enerji, 21. yüzyılın iklim koşullarına uyum sağlamakta zorlanan bir 20. yüzyıl teknolojisi.
Le Monde’un EDF verilerine dayandırdığı bilgilere göre Fransa’daki nükleer santrallerin soğutulması için her yıl nehirlerden yaklaşık 15,3 milyar metreküp su çekiliyor. Bu da nükleer sektörü, tarımın ardından ülkedeki ikinci büyük su kullanıcısı yapıyor. Tarım su kullanımında yüzde 45 paya sahipken, nükleer sektörün payı yüzde 31, içme suyunun payı ise yüzde 21 seviyesinde.
Nehirler ısındıkça sınırlar daralıyor
Uzmanlara göre Fransa’da 2050’ye kadar kullanılabilir tatlı su miktarında yüzde 40’a varan düşüş yaşanabilir. Bu durumda hem tarımı hem de mevcut nükleer santral filosunu bugünkü şekliyle sürdürmek zorlaşabilir.
Kurak dönemlerde nehirlerde su azalıyor. Aynı zamanda su sıcaklığı yükseliyor. Bu da santrallerin soğutma kapasitesini düşürüyor. Üstelik ısınmış soğutma suyunun yeniden nehre verilmesi, balıklar ve diğer canlılar için risk oluşturabiliyor.
Fransa’daki çevre kuralları, nehir sıcaklıkları belirli eşiklere ulaştığında EDF’nin üretimi azaltmasını zorunlu kılıyor. Bu sınır birçok tesiste yaklaşık 28 derece. Marignac’a göre bu noktada tercih, elektrik üretimi ile ekosistemlerin korunması arasında yapılmak zorunda kalıyor.
En riskli tesisler nehir kıyısında
Rhône ve Garonne nehirleri üzerindeki santraller daha fazla baskı altında görülüyor. Bugey, Saint-Alban, Cruas, Tricastin ve Golfech gibi tesisler, yeterli miktarda serin suya bağımlı çalışıyor.
EDF, iklim kaynaklı kısıtlamaların nükleer üretimi bugün yıllık yaklaşık yüzde 0,3 azalttığını belirtiyor. Şirket, uyum önlemleri alınmazsa bu oranın 2050’ye kadar yüzde 1,5’e çıkabileceğini hesaplıyor.
Kamuya ait enerji şirketi, nükleer ve hidroelektrik santrallerini daha sıcak bir iklime hazırlamak için 2040’a kadar 8,7 milyar avro yatırım yapmayı planlıyor.
Denizanası ve yosun riski de arttı
Sıcak hava yalnızca nehir suyunu ısıtmıyor. Uzmanlara göre biyolojik riskler de öngörülmesi daha zor hâle geliyor. Geçen ağustosta EDF, Kuzey Denizi kıyısındaki Gravelines Nükleer Santrali’ni geçici olarak kapatmak zorunda kalmıştı. Nedeni, filtre sistemlerini tıkayan yoğun ve beklenmedik denizanası istilasıydı.
Daha sıcak sular ve nitrat bazlı gübre kullanımındaki artış nedeniyle yosun patlamaları da daha sık görülüyor. Bu durum santrallerin su alma sistemlerinde aksamalara yol açabiliyor.
Yeni reaktörlerde de aynı sorun
Fransa’nın planladığı yeni EPR2 reaktörlerinin de temelde mevcut santrallerle aynı soğutma mantığına dayanması bekleniyor. Marignac’a göre yeni reaktörler daha güçlü olduğu için soğutma ihtiyacı da daha yüksek olacak.
Soğutma kuleleri nehre verilen sıcak su miktarını azaltabiliyor. Ancak büyük miktarda su ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Eski santrallere sonradan bu sistemlerin eklenmesi de teknik olarak zor ve pahalı görülüyor.
EDF, suyu nehre geri vermeden önce soğutma gibi başka seçenekleri de inceliyor. Ancak uzmanlara göre bunlar kalıcı çözüm olmaktan uzak. Marignac, mevcut teknolojinin katı ve uyum kabiliyetinin sınırlı olduğunu belirtiyor.
Enerji egemenliği tartışması büyüyor
Nükleer enerji savunucuları, bu teknolojinin Fransa’nın enerji bağımsızlığı için kritik olduğunu söylüyor. Ancak iklim değişikliği, bu argümanı da yeni bir tartışmanın içine çekiyor.
Marignac’a göre uzun vadede daha egemen bir enerji yolu yenilenebilir kaynaklardan geçiyor. Çünkü rüzgâr ve güneş, kurulduktan sonra dışarıdan alınması gereken bir yakıta bağlı değil.
Fransa’daki sıcak hava dalgası, nükleer enerji tartışmasını artık yalnızca güvenlik ve maliyet başlıklarıyla değil, su krizi ve iklim uyumu üzerinden de büyütüyor.
Geri Dön 27 Haziran 2026 Cumartesi Önceki Yazılar