AVRUPADAN Youtube Video
Sarkozy’nin Libya davasında sona doğru
Nicolas Sarkozy’nin 2007 seçim kampanyasına Libya’dan yasa dışı finansman sağlandığı iddiasıyla görülen istinaf davasında karar 30 Kasım’da açıklanacak.
Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin siyasi mirasını doğrudan ilgilendiren Libya finansmanı davasında sona yaklaşılıyor. Sarkozy, 2007’de kazandığı cumhurbaşkanlığı kampanyasına Muammer Kaddafi yönetimindeki Libya’dan yasa dışı para aktarıldığı iddialarını bir kez daha reddetti.
Paris İstinaf Mahkemesi’nde görülen davada 10 sanık yargılanıyor. Sarkozy’nin avukatlarının çarşamba günü son savunmalarını yapması bekleniyor. Böylece eski Cumhurbaşkanı’nın iki ayı aşan duruşma sürecindeki savunması tamamlanacak.
Sarkozy: Tek bir sent bile gelmedi
71 yaşındaki Sarkozy, dava boyunca aynı savunmayı yineledi. 2007 kampanyasında Libya parasının kullanılmadığını, kendisinin böyle bir finansman istemediğini ve Kaddafi’ye herhangi bir söz vermediğini söyledi.
Sarkozy özellikle, Kaddafi’nin kayınbiraderi ve eski istihbarat şefi Abdallah Senoussi lehine girişimde bulunacağı yönündeki iddiaları reddediyor. Senoussi, 1989’da Nijer üzerinde UTA DC-10 uçağına düzenlenen saldırı nedeniyle Fransa’da ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Saldırıda 54’ü Fransız 170 kişi hayatını kaybetmişti.
Karar siyasi mirasını da belirleyecek
Mahkeme Başkanı Olivier Géron’un kararı 30 Kasım’da açıklaması bekleniyor. Karar yalnızca Sarkozy’nin özgürlüğünü değil, Fransız siyasi tarihindeki yerini de etkileyecek.
Beraat kararı çıkarsa Sarkozy, yıllardır dile getirdiği tarihî haksızlık iddiasını daha güçlü savunabilecek. Eski Cumhurbaşkanı, dava sürecinde kendisini zaman zaman Alfred Dreyfus’a ve Alexandre Dumas’nın Monte Kristo Kontu romanındaki Edmond Dantès karakterine benzetmişti.
Mahkûmiyet kararı ise Sarkozy’nin zaten farklı davalarla gölgelenen cumhurbaşkanlığı dönemine kalıcı bir leke daha ekleyebilir.
Savcılar 7 yıl hapis istiyor
Sarkozy, Eylül 2025’te suç işlemek için örgütlenme suçlamasıyla 5 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve Paris’teki La Santé Cezaevi’nde 20 gün kalmıştı. Böylece Fransa’da hapse giren ilk eski cumhurbaşkanı olmuştu.
Bu dosyada savcılar Sarkozy için 7 yıl hapis cezası istiyor. Suçlamalar arasında suç işlemek için örgütlenme, yolsuzluk, yasa dışı kampanya finansmanı ve Libya kamu kaynaklarından zimmete geçirilen parayı gizleme yer alıyor.
Savcılık, Sarkozy’yi Cumhuriyet’in en üst düzeyinde zarar yaratan bir yolsuzluk anlaşmasının başlatıcısı olarak görüyor. Sarkozy ise ‘anlaşma yok, Libya parası yok, Kaddafi’ye verilmiş söz yok’ çizgisinden geri adım atmıyor.
Eski yol arkadaşından gelen mektuplar
İlk yargılamada Sarkozy, eski yakın çalışma arkadaşları Brice Hortefeux ve Claude Guéant ile ortak bir savunma hattına sahipti. Ancak istinaf sürecinde bu tablo değişti.
Sağlık gerekçesiyle duruşmalara katılamayan Guéant, mahkemeye iki mektup gönderdi. Mektuplar Sarkozy’yi doğrudan suçlamasa da eski Cumhurbaşkanı’nın savunmasını zayıflatan unsurlar içeriyor.
Sarkozy’nin iktidara yükselişinde etkili olduğu için Kardinal olarak anılan Guéant, Sarkozy’nin duruşmada kendi dürüstlüğünü sorgulamasının ardından yanıt verdi. Guéant, Ekim 2005’te Abdallah Senoussi ile yaptığı gizli bire bir görüşmeyi Sarkozy’ye anlattığını söyledi. Savcılık bu görüşmeyi iddia edilen anlaşmanın merkezindeki temaslardan biri olarak görüyor.
Guéant ayrıca, 2007’de Trablus’ta verilen bir yemekte Kaddafi’nin Senoussi dosyasını gündeme getirdiğini ve Sarkozy’nin kendisine “Claude, bunu çöz” dediğini aktardı. Sarkozy bu sahnenin yaşandığını reddediyor. Ancak bu ifade davanın en çok konuşulan cümlelerinden biri hâline geldi.
Savunmada bazı geri adımlar
Sarkozy yıllarca kesin biçimde reddettiği bazı noktaları istinaf sürecinde daha farklı anlattı. Eski Cumhurbaşkanı, arkadaşı ve avukatı Thierry Herzog’un 2006 sonunda Senoussi’nin hukuki durumu hakkında görüşmek üzere Libya’ya gitmiş olabileceğini kabul etti. Ancak bunun kendi talimatıyla yapılmadığını savundu.
Sarkozy ayrıca, Guéant’ın 2008-2010 yılları arasında Libya’ya yaptığı ziyaretlerden hiç haberdar olmadığını söylemesinin yanlış olduğunu da kabul etti. Buna karşın bu ziyaretleri, bir Élysée Genel Sekreteri’nin olağan görevleri olarak tanımladı.
Mağdur aileleri ikna olmadı
UTA DC-10 saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleri, Sarkozy’nin açıklamalarını ikna edici bulmadı. Ailelerin avukatları savunmayı sert sözlerle eleştirdi ve Sarkozy’nin daha önce telefon dinleme ve Bygmalion davalarında aldığı mahkûmiyetleri hatırlattı.
Libya dosyasının ise bu davalardan daha derin bir etki yarattığı belirtiliyor. İlk derece mahkemesi, Libya parasının doğrudan Sarkozy’nin 2007 kampanyasına aktarıldığını kanıtlanmış saymamıştı. Ancak Sarkozy’yi, yakın çevresinin Kaddafi rejiminden destek aramasına izin verdiği gerekçesiyle suç işlemek için örgütlenmeden mahkûm etmişti.
İstinafta ana tartışma bu noktada düğümleniyor. Sarkozy’nin avukatları, toplantıların, şüphelerin ve siyasi temasların bir suç anlaşmasını kanıtlamaya yetmeyeceğini savunuyor. Savcılık ise temaslar, aracılar ve Senoussi dosyasına yapılan tekrar eden göndermelerin yolsuzluk anlaşmasının yapısını ortaya koyduğunu ileri sürüyor.
Mahkemenin kararı, Sarkozy’nin hukuk mücadelesinin bir sonraki aşamasını belirleyecek. Aynı zamanda Fransa’nın Beşinci Cumhuriyet dönemindeki en tartışmalı cumhurbaşkanlarından birinin nasıl hatırlanacağını da şekillendirecek.
Geri Dön 27 Mayıs 2026 Çarşamba Önceki Yazılar