AVRUPADAN Youtube Video
Burnham’dan Thames Water çıkışı: Kamulaştırılsın
İşçi Partisi’nde olası liderlik yarışı için adı geçen Andy Burnham, Thames Water’ın kamulaştırılması gerektiğini söyledi.
İngiltere’de su şirketlerinin kamulaştırılması tartışması yeniden alevlendi. Guardian’ın haberine göre, İşçi Partisi’nin Makerfield ara seçimindeki adayı ve Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, Thames Water’ın kamu mülkiyetine alınması gerektiğini söyledi.
Burnham, su şirketleri üzerinde daha fazla kamu denetimi gerektiğini daha önce de savunmuştu. Ancak The Guardian’a verdiği röportajda bu yaklaşımın kamulaştırmayı da kapsayabileceğini açıkça belirtti.
Burnham, “Kamu mülkiyeti kesinlikle bir seçenek. Thames Water için yapılması gerekenin bu olduğunu söyleyebilirim” dedi.
Liderlik hazırlığı iddiası
Burnham’ın açıklamaları, 18 Haziran’daki ara seçim öncesinde geldi. Seçilmesi hâlinde İşçi Partisi içinde olası bir liderlik yarışına hazırlanabileceği belirtiliyor.
Guardian’a göre Burnham, suyun kamulaştırılmasını savunan kampanyacılarla da temas kurdu. Bunlar arasında eski Undertones solisti ve çevre aktivisti Feargal Sharkey de yer alıyor.
Sharkey, uzun süredir İngiltere’de su şirketlerinin kamu mülkiyetine alınması gerektiğini savunuyor.
Thames Water çöküşün eşiğinde
Thames Water, İngiltere’nin en büyük su şirketi. Yaklaşık ülke nüfusunun dörtte birine hizmet veriyor.
Şirket, Margaret Thatcher döneminde özelleştirildikten sonra farklı özel sermaye gruplarının eline geçti. Bu süreçte yaklaşık 20 milyar sterlin borç birikti. Thames Water bugün mali çöküşe çok yakın durumda.
Hükûmetin önünde iki seçenek bulunuyor. Şirket özel idareye alınabilir. Bu, bir tür geçici kamulaştırma anlamına geliyor. Diğer seçenek ise alacaklıların önerdiği anlaşmayı kabul etmek.
Bu anlaşma, şirketin çevreyi yasa dışı biçimde kirletmesi nedeniyle kesilen cezaların 1 milyar sterline kadar silinmesini öngörüyor. Anlaşmanın kabul edilmesi hâlinde şirketin kontrolünde, Trump’a bağışçı olarak bilinen milyarder hedge fon yöneticisi Paul Singer’ın da etkili olacağı belirtiliyor.
“Faturayı ödeyen hiç kazanmıyor”
Burnham, su sektörünün kamu yararından çok özel çıkarlar için işletildiğini söyledi. Makerfield bölgesindeki yurttaşların son dönemde yüksek fatura artışlarıyla karşılaştığını belirtti.
Burnham, “Su sektörüne bütünüyle baktığınızda, bunun ağırlıklı olarak kamu yararı yerine özel çıkarlar doğrultusunda yönetildiğini görüyorsunuz. Başka bir ifadeyle, hissedarların asla kaybetmediği, fatura ödeyenlerin ise asla kazanmadığı bir sektör” dedi.
Makerfield bölgesine United Utilities hizmet veriyor. Şirket, ülkedeki en fazla çevre kirliliği yaratan su şirketleri arasında gösteriliyor.
Fatura artışlarına temettü freni önerisi
Burnham, su faturalarındaki artışların sınırlandırılması için de bir öneri sundu. Buna göre belirli bir düzeyin üzerinde fatura artışı yapan şirketlerin temettü ödemeleri iptal edilmeli.
Manchester Belediye Başkanı, bunun sektörün farklı işletilmesiyle finanse edilebileceğini söyledi. Burnham, “Su üzerinden yıllardır gördüğümüz aşırı kâr elde etme düzenini engellersiniz” dedi.
Starmer’a eleştiri büyüyor
Başbakan Keir Starmer, 2024 seçim kampanyasında “Muhafazakârların kanalizasyon skandalını bitirme” sözü vermişti. Ancak su şirketlerine yönelik adımların yavaş ilerlediği eleştirisi yapılıyor.
Bakanlar, sektörü kamulaştırmayı reddediyor. Gerekçe olarak bunun çok pahalı olacağını savunuyorlar. Bunun yerine su sektörü için yeni bir düzenleyici kurum kurulması üzerinde çalışılıyor. Ancak bu kurumun 2029’dan önce faaliyete geçmesi beklenmiyor. Bu tarih, İşçi Partisi hükûmetinin görev süresinin sonuna denk geliyor.
Hükûmet ayrıca başarısız su şirketlerinin üst yöneticilerine prim ödenmesini engellemeye çalıştı. Ancak yasal boşluklar nedeniyle, rekor düzeyde kanalizasyon deşarjına rağmen yöneticilere milyonlarca sterlin prim ödenmeye devam etti.
Burnham, yalnızca genel müdür ve finans yöneticilerinin değil, su şirketlerindeki tüm üst yönetim ekiplerinin primlerinin yasaklanmasını destekleyeceğini söyledi.
Sharkey: Böyle giderse partinin geleceği yok
2024 seçim kampanyasında Starmer’ı destekleyen Feargal Sharkey, su krizinde yeterli adım atılmamasından hayal kırıklığı duyduğunu söyledi.
Sharkey, “Parti bu meseleyi kontrol altına alamazsa, partinin bir geleceği olduğundan emin değilim” dedi.
Starmer’ın performansını da sert eleştiren Sharkey, “İki yıl geçti; durgunluk, sonuçsuzluk ve verilen sözlerin yerine getirilmemesinden başka bir şey yok” değerlendirmesini yaptı.
Kamulaştırma maliyeti tartışmalı
Hükûmet, su şirketlerinin kamulaştırılmasının özel sektör alacaklılarına ve hissedarlara tazminat ödenmesi nedeniyle 100 milyar sterline mal olacağını savunuyor.
Ancak bazı uzmanlar bu rakama itiraz ediyor. Uzmanlara göre şirketlerin mali durumu ve alacaklıların geçmişte elde ettiği kazançlar dikkate alındığında, bakanların alacaklılara hiç tazminat ödememe hakkı da olabilir.
Burnham da bu eleştirilere yakın duruyor. Feargal Sharkey’nin su sektöründen yıllar boyunca milyarlarca sterlinin çekildiğini ve bu paranın altyapıya geri dönmediğini gösterdiğini söyledi.
Burnham, su sektöründeki tabloyu demiryolu ve enerji özelleştirmeleriyle karşılaştırdı. “Bu ülkede 40 yıldır buna izin verdik. Az sayıda insan bu hizmetlerden çok para kazandı, büyük çoğunluk ise daha kötü hizmet için daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldı” dedi.
Şirket yöneticilerine ceza çağrısı
Sharkey, çevreyi tekrar tekrar yasa dışı biçimde kirleten su şirketi yöneticileri için cezai sonuçlar doğması gerektiğini de savunuyor.
Hükûmet, su şirketi patronlarının hapse atılabileceğini söylemişti. Ancak bu yalnızca Çevre Ajansı soruşturmalarına uymamaları durumunda geçerli olacak. Kirliliğin kendisi için doğrudan hapis öngörülmüyor.
Burnham, bu konuda daha sert bir çizgiyi desteklediğini söyledi. Kanalizasyon deşarjlarını ve çevre kirliliğini engelleme sorumluluğunu kasıtlı biçimde yerine getirmeyenlerin ciddi sonuçlarla karşılaşması gerektiğini belirtti.
Burnham, “Halk bu durum karşısında haklı olarak öfkeli. Artık bir çizgi çekmeli ve kamu yararının özel çıkarların önüne geçmesi gerektiğini söylemeliyiz” dedi.
İngiltere’de su şirketleri üzerindeki tartışma, yalnızca çevre kirliliğiyle değil; özelleştirme, fatura artışları, altyapı eksikliği ve kamu hizmetlerinin kimin çıkarına işletildiği sorusuyla da büyüyor.
Geri Dön 07 Haziran 2026 Pazar Önceki Yazılar