AVRUPADAN Youtube Video
İngiltere’de ‘kayıp nesil’ uyarısı
Alan Milburn’un raporuna göre İngiltere’de ne çalışan ne de eğitimde olan gençlerin sayısı 2030’ların başında 1 milyon 250 bine çıkabilir.
İngiltere’de genç işsizliği ve ekonomik hareketsizlik konusunda ciddi bir uyarı yapıldı. Eski İşçi Partili Sağlık Bakanı Alan Milburn’un hazırladığı rapora göre, hükûmet acil adım atmazsa ne çalışan ne de eğitimde olan gençlerin sayısı 2030’ların başında 1 milyon 250 bine ulaşabilir.
The Guardian’ın aktardığı raporda, bu tablonun ‘kayıp nesil’ riski yarattığı belirtildi. Mevcut eğilim sürerse bu gruptaki gençlerin sayısında yüzde 25 artış yaşanabileceği ifade edildi.
“Sorun gençlerde değil, sistemde”
Gençlerin neden ekonomik olarak aktif olmadığını inceleyen çalışmaya başkanlık eden Milburn, sorunun gençlerden değil, eskimiş sistemden kaynaklandığını söyledi.
Milburn’a göre eğitim, sağlık, sosyal yardım ve iş piyasası gençleri çalışma hayatına katmakta yetersiz kalıyor. Eski bakan, bu sistemin çoğu zaman gençleri işe değil, yardımlara bağımlı bir hayata yönlendirdiğini savundu.
Milburn, refah devletinin mevcut hâliyle ekonomik hareketsizliği artırdığını belirtti. Yalnızca yeni istihdam programlarının yeterli olmayacağını, daha köklü bir değişim gerektiğini vurguladı.
Her 6 gençten biri risk altında
Resmî verilerin perşembe günü açıklanması bekleniyor. Uzmanlara göre eğitimde, istihdamda ya da mesleki eğitimde olmayan gençlerin sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda.
Bu, son 10 yılın en yüksek seviyesi olabilir. Milburn’un raporuna göre acil önlem alınmazsa bugün her 8 gençten biri bu gruptayken, 5 yıl içinde her 6 gençten biri aynı durumda olabilir.
Bu da 1 milyon 250 bin gencin çalışma ya da eğitim hayatının dışında kalması anlamına geliyor.
Gençlerde ruh sağlığı ve iş kaygısı büyüyor
Raporda gençlerin geleceğine ilişkin kaygının arttığına dikkat çekildi. Ruh sağlığı sorunları, sosyal medyanın etkileri ve yapay zekânın iş piyasasını dönüştürmesi, gençlerin karşılaştığı baskılar arasında gösterildi.
Son aylarda İngiltere’de işsizlik, Covid salgınından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Ekonomideki yavaşlama ve İran savaşının etkileri, en fazla gençleri vurdu.
İşverenler hükûmet politikalarını eleştiriyor
İş dünyası ise genç işsizliğindeki artışta hükûmet politikalarının da payı olduğunu savunuyor.
İşveren temsilcilerine göre, Maliye Bakanı Rachel Reeves’in işverenlerin ulusal sigorta katkılarını 25 milyar sterlin artırması, işe alım maliyetlerini yükseltti. Genç ve yaşlı çalışanlar arasındaki asgari ücret farkının azaltılması ve istihdam haklarının güçlendirilmesi de giriş seviyesi işlerde baskı yarattı.
Küçük İşletmeler Federasyonu Politika Başkanı Tina McKenzie, bakanların artan istihdam maliyetlerinin işe alımlar üzerindeki etkisini görmezden gelemeyeceğini söyledi. McKenzie’ye göre küçük işletmeler gençlere destek olmak istiyor, ancak maliyetler bunu zorlaştırıyor.
Giriş seviyesi işler azalıyor
Rapor, gençlerin yalnızca hükûmet tarafından değil, işverenler tarafından da yeterince desteklenmediğini savunuyor.
Özellikle konaklama, eğlence ve perakende sektörlerinde gençlere yönelik ilk iş fırsatlarının azaldığı belirtiliyor. Eskiden birçok gencin iş hayatına adım attığı hafta sonu işleri de giderek kayboluyor.
Konaklama sektöründeki açık iş sayısı son 4 yılda yarıya indi. Gençlerin başladığı çıraklık programlarının sayısı ise son 10 yılda yüzde 35 düştü.
Avrupa’nın en kötü tablolarından biri
Analize göre İngiltere, zengin Avrupa ülkeleri arasında 16-24 yaş grubunda ne kazanan ne de öğrenim gören genç oranında üçüncü en kötü tabloya sahip.
Raporda, bu durumdaki gençlerin yüzde 60’ının hiç çalışmadığı belirtildi. Bu oran 20 yıl önce yüzde 40 düzeyindeydi.
Milburn, The Guardian’a yaptığı değerlendirmede tablonun yanlış yöne gittiğini söyledi. Ona göre ortaya çıkan sonuç, ‘felaket boyutunda bir sistem başarısızlığı’ anlamına geliyor.
Sosyal yardım reformu tartışma yaratabilir
Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden tarafından görevlendirilen inceleme, 16-24 yaş grubunda işsizlik ve ekonomik hareketsizliğin nedenlerini araştırıyor.
Raporda, gençlere yönelik sağlık ve engellilik yardımlarında reform yapılmasının çözümün gerekli parçalarından biri olduğu savunuluyor.
Ancak bu başlık İşçi Partisi içinde ve kamuoyunda tartışma yaratabilir. Başbakan Keir Starmer, geçen yıl sosyal yardım kesintileri konusunda geri adım atmak zorunda kalmıştı. Eleştirmenler, yeni kesintilerin yaşam maliyeti krizinde yoksulluğu artırabileceği uyarısında bulunuyor.
McFadden: Daha fazlasını yapmalıyız
Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, Milburn’un raporunu memnuniyetle karşıladığını ve hükûmetin gençleri desteklemek için adımlar attığını söyledi.
McFadden, buna rağmen daha yapılacak çok iş olduğunu belirtti. Hükûmetin işverenler, yardım kuruluşları ve gençlerle birlikte çalışarak daha fazla gencin eğitimde ya da işte olmasını sağlamayı hedeflediğini ifade etti.
Milburn’un nihai önerilerini yıl içinde sunması bekleniyor.
Siyasi baskı artıyor
Rapor, Başbakan Starmer’ın siyasi baskı altında olduğu bir dönemde yayımlanıyor. İşçi Partisi içinde iktidarın nasıl kullanılacağına ilişkin tartışmalar sertleşirken, genç işsizliği meselesi hükûmetin öncelikli sınavlarından biri hâline geliyor.
Milburn’a göre hangi lider partiyi bir sonraki seçime taşırsa taşısın, genç işsizliğini azaltmak temel öncelik olmalı. Çünkü ülkede kuşaklar arasındaki sosyal sözleşme giderek zayıflıyor.
Eski bakan, her kuşağın bir öncekinden daha iyi durumda olacağı vaadinin artık kırılmakta olduğunu belirtiyor. Bu durumun yalnızca gençlerde değil, onların geleceğinden kaygı duyan ailelerde de derin bir endişe yarattığı vurgulanıyor.
Geri Dön 28 Mayıs 2026 Perşembe Önceki Yazılar