AVRUPADAN Youtube Video
İngiltere’de orman var, giriş yok
İngiltere’de ormanların yaklaşık dörtte üçüne halk erişemiyor. Yeni araştırma, doğaya erişimdeki eşitsizliğin büyüdüğünü ortaya koydu.
İngiltere’de ormanların büyük bölümü halka kapalı. Hükûmet destekli Forest Research’ün çalışmasına göre ülkedeki ormanlık alanların yüzde 73’üne kamu serbestçe giremiyor. Araştırma, doğaya erişimin sanıldığından çok daha sınırlı olduğunu gösterdi.
The Guardian’ın aktardığı çalışmaya göre Woodland Trust’ın en yaşlı ağaç envanterindeki ağaçların üçte birinden fazlası da halkın ulaşamayacağı alanlarda bulunuyor. Bazı ağaçların yaşı bin yılı aşıyor. Ancak bunların önemli bir bölümü, izinsiz girilmeden görülemeyecek yerlerde yer alıyor.
Kapalı alanların nedeni ne
Birçok ormanlık alanın kapalı olmasının arkasında ticari kullanım var. Bu alanların bir kısmı sülün avcılığı için kullanılıyor, bir kısmı ise kereste üretimine ayrılmış durumda. Yani doğa alanları, kamusal kullanım yerine ekonomik faaliyetler için kapatılıyor.
Bu durum, doğaya erişim hakkı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Kampanyacılar, halkın yaşadığı yere yakın ormanlarda serbestçe yürüyebilmesini sağlayacak yeni bir ‘dolaşım hakkı’ yasası istiyor.
İşçi Partisi geri adım attı
İngiltere’de İşçi Partisi muhalefetteyken, İskoçya’dakine benzer bir dolaşım hakkını desteklemişti. Bu modelde insanlar, doğaya zarar vermeden ve tarım alanlarını bozmadan kırsalda serbestçe dolaşabiliyor.
Ancak arazi sahiplerinin baskısının ardından parti bu çizgiden uzaklaştı. Hükûmet bunun yerine dokuz nehir yürüyüş yolu ve üç yeni ulusal orman oluşturmayı planladığını açıkladı.
Toplu izinsiz yürüyüşler başlıyor
Doğaya erişim hakkı için çalışan Right to Roam kampanyası ise mart ve nisanda İngiltere genelinde toplu izinsiz yürüyüşler düzenlemeye hazırlanıyor. Bu eylemlerde onlarca kişi, normalde girişin yasak olduğu alanlara gidip yürüyüş yapıyor ve piknik düzenliyor.
Daha önce de bir dükün ormanında, rezervuar çevresinde ve eski bir Muhafazakâr bakana ait kır evinin arazisinde benzer eylemler yapılmıştı.
Kampanyacılar, hükûmetten kırsalda sorumlu erişimi güvence altına alacak yeni bir yasa çıkarmasını istiyor.
Doğaya erişim sağlık meselesi
Tartışma yalnızca yürüyüş özgürlüğüyle sınırlı değil. Uzmanlara göre doğaya erişim, fiziksel ve ruhsal sağlık açısından da kritik önem taşıyor. Son araştırmalar, park ya da doğal yeşil alanlara yakın yaşamanın kaygı ve depresyon riskini yaklaşık yüzde 20 azalttığını gösteriyor.
Buna karşılık yeşil alanlara 800 metreden daha uzak yaşayanlarda yaşam memnuniyetinin daha düşük olduğu belirtiliyor. Bu fark özellikle Covid-19 kapanmaları sırasında daha belirgin hâle geldi.
Bu nedenle doğaya erişimdeki eşitsizliğin, özellikle gençler ve düşük gelirli kent sakinleri açısından sağlık eşitsizliğini de derinleştirebileceği uyarısı yapılıyor.
Yeşil alan kaygısı büyüyor
Kampanyacılar, hükûmetin konut ve altyapı projeleri için planlama kurallarını gevşetmesinin de yeni bir risk yarattığını söylüyor. Yeni düzenlemelerin, daha önce korunan bazı yeşil alanların yapılaşmaya açılmasına yol açabileceği ifade ediliyor.
Özellikle yoksul ve yoğun kent bölgelerinde bu kaybın daha ağır hissedileceği belirtiliyor.
Çevre Bakanlığı ise doğaya erişimin önemini kabul ediyor ve bu alanı genişletmek için adım attığını savunuyor. Ancak son araştırma, İngiltere’de doğanın büyük bölümünün hâlâ halktan uzak tutulduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.
Geri Dön 13 Mart 2026 Cuma Önceki Yazılar