AVRUPADAN Youtube Video
İsviçre’de kritik oylama: Yayın katkı payı 200 franka düşürülsün mü?
İsviçre’de halk bugün kamu yayıncılığı için alınan yıllık katkı payının 335 franktan 200 franka indirilip indirilmeyeceği için sandığa gidiyor. Oylama, kamu yayıncılığının geleceği açısından kritik görülüyor.
İsviçre’de seçmenler bugün, kamu yayıncılığı için hanelerden alınan yıllık katkı payının 335 İsviçre frangından 200 franga düşürülmesini öngören halk girişimi için oy veriyor. “200 frank yeter” sloganıyla yürütülen girişim, sağ muhafazakâr İsviçre Halk Partisi’ne yakın çevrelerden geldi.
Teklife göre yalnızca hanelerin ödediği tutar düşürülmeyecek. Şirketlerin kamu yayıncılığına hiç katkı yapmaması da isteniyor. Bu nedenle oylama, yalnızca bir vergi ya da ücret tartışması olarak değil, İsviçre kamu yayıncılığının geleceğini belirleyecek bir karar olarak görülüyor.
Kamu yayıncısı bütçede ağır darbe uyarısı yaptı
Oylamanın merkezinde İsviçre Radyo Televizyon Kurumu SRG var. Kurum yönetimi, katkı payının bu ölçüde düşürülmesi hâlinde kamu yayıncılığının görevini artık bugünkü biçimde yerine getiremeyeceğini savunuyor.
SRG Genel Müdürü Susanne Wille, böylesine sert bir kesintinin bedelini izleyicinin ödeyeceğini söyledi. Kuruma göre haber, bilgi, kültür ve eğlence içeriklerini ülkenin dört resmî dilinde aynı düzeyde sürdürmek bu bütçeyle neredeyse imkânsız hâle gelecek.
Fribourg Üniversitesi’nden medya uzmanı Manuel Puppis de aynı görüşü paylaşıyor. Puppis’e göre Almanca, Fransızca ve İtalyanca için eşdeğer yayın sunmak, Romanşça için de daha sınırlı da olsa yayın yapmak, yarıya yakın küçülen bir bütçeyle finanse edilemez. Bu nedenle tartışma, yalnızca tasarruf değil, kamu yayıncılığına doğrudan bir müdahale olarak değerlendiriliyor.
Sağdan gelen eleştiri: SRG fazla büyük ve fazla güçlü
Girişimin arkasındaki çevreler ise kamu yayıncısının gereğinden fazla büyüdüğünü savunuyor. Özellikle SVP içindeki siyasetçiler, SRG’yi uzun süredir siyaseten fazla solda durmakla eleştiriyor.
Ancak referandum öncesinde daha çok ekonomik ve rekabet odaklı bir dil kullanılıyor. Girişimi savunanlara göre SRG, özel medya kuruluşlarının da faaliyet gösterebildiği alanlardan çekilmeli. Özellikle dijital yayıncılık ve çevrim içi içerik alanında kamu yayıncısının çok güçlü olduğu, bunun da özel kuruluşlar için haksız rekabet yarattığı öne sürülüyor.
Bu görüşe göre SRG, kamu desteği sayesinde piyasada fazla baskın hâle geliyor ve özel medya kuruluşlarının ayakta kalmasını zorlaştırıyor.
Hükûmet ve parlamentoda çoğunluk karşı çıkıyor
İsviçre hükûmeti ile parlamentodaki çoğunluk ise bu girişime karşı çıkıyor. İlginç olan noktalardan biri de, medya alanından sorumlu bakan Albert Rösti’nin de bu kesimde yer alması. Rösti, bugün hükûmette olsa da geçmişte kamu yayıncılığının finansmanına yönelik bu tür eleştirilerin içinde yer alan isimlerden biriydi.
Rösti şimdi ise hükûmet çizgisini savunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, kamu yayıncılığına ödenen radyo ve televizyon katkı payında zaten kademeli indirime gidildiğini de hatırlatıyor. Yani hükûmet tamamen mevcut sistemi savunmuyor, ancak önerilen bu sert kesintiyi fazla radikal buluyor.
SRG için haber yapmak da ayrı bir sınav oldu
Referandum süreci, SRG gazetecileri için de zorlayıcı bir döneme dönüştü. Çünkü kurum, kendi geleceğini doğrudan etkileyen bir konuda haber yaparken tarafsızlık baskısını daha yoğun hissediyor.
Medya uzmanı Puppis’e göre SRG’nin tüm yayınları bu süreçte çok yakından izlendi. Kurumun herhangi bir tarafa açıkça destek veriyormuş gibi görünmemek için son derece temkinli davrandığı belirtiliyor. Bu da kamu yayıncısının, yalnızca finansal değil, editoryal açıdan da baskı altında olduğunu gösteriyor.
Sekiz yıl önce tam kaldırma girişimi reddedilmişti
İsviçre’de seçmenler sekiz yıl önce de kamu yayıncılığına ilişkin önemli bir referandumda sandığa gitmişti. Oylamada, yayın katkı payının tamamen kaldırılmasını isteyen “No Billag” girişimi açık farkla reddedilmişti.
Bu kez sandığa giden teklif, katkı payını tamamen kaldırmıyor ama çok ciddi biçimde azaltıyor. Bu nedenle sonuç, önceki kadar sert görünmese de kamu yayıncılığı açısından yine büyük önem taşıyor.
Anketler başa baş olmasa da yarış bitmiş değil
Kamuoyu yoklamaları, katkı payının radikal biçimde düşürülmesine karşı çıkanların önde olduğunu gösteriyor. Son anketlere göre seçmenlerin yüzde 54’ü bu indirime karşı. Ancak farkın çok büyük olmaması, sonucu belirsiz kılıyor.
Araştırmacılar, referandumun kaderini son günlerdeki seçmen mobilizasyonunun belirleyeceğini söylüyor. Bu nedenle oylama öncesinde her iki taraf da son ana kadar seçmeni sandığa götürmeye çalıştı.
Bugünkü oylama, İsviçre’de kamu yayıncılığının kapsamı, çok dilli yayıncılığın geleceği ve medyada kamusal finansmanın sınırları konusunda uzun süre etkisi sürecek bir karar olarak görülüyor.
Geri Dön 08 Mart 2026 Pazar Önceki Yazılar