AVRUPADAN Youtube Video
KDV tartışması koalisyonu gerdi
Almanya’da orta gelirlilere vergi indirimi hazırlığı sürerken, bunun faturası KDV artışıyla mı çıkacak sorusu büyüyor.
Almanya’da siyah-kırmızı koalisyon içinde yeni bir KDV tartışması başladı. Hükûmet, küçük ve orta gelirli kesim için vergi indirimi hazırlıyor. Ancak bu adımın bütçede yaratacağı boşluğun nasıl kapatılacağı konusunda ortaklar arasında görüş ayrılığı yaşanıyor. Kulislere göre masadaki seçeneklerden biri, genel KDV oranını artırmak. Maliye Bakanlığı ise böyle bir planı resmen reddediyor.
Kulislerde 2 ya da 3 puanlık artış konuşuluyor
İddiaya göre koalisyon çevrelerinde KDV’nin mevcut yüzde 19’dan yüzde 20 ya da yüzde 21’e çıkarılması hesaplanıyor. Hatta bazı senaryolarda 2 ya da 3 puanlık artıştan söz ediliyor. Maliye Bakanlığı verilerine göre devlet, 2025’te yalnızca KDV’den yaklaşık 310 milyar avro gelir elde etti. ZEW’den Friedrich Heinemann’a göre KDV’de 1 puanlık artış bile devlete yaklaşık 15 milyar avro ek gelir sağlayabilir. Oranın yüzde 21’e çıkması hâlinde bu rakamın 31 milyar avro dolayına ulaşabileceği belirtiliyor.
Gıdada sıfır KDV formülü
Tartışmanın en dikkat çekici ayağı, gıda ürünlerinde KDV’nin sıfırlanması. Buna göre genel oran yükseltilirken, şu anda yüzde 7 vergi uygulanan temel gıdalarda vergi kaldırılabilir. Böylece markette sınırlı da olsa bir rahatlama sağlanması hedefleniyor. Hesaplamalara göre gıdada verginin sıfırlanması hâlinde fiyatlar yaklaşık yüzde 6,5 düşebilir. Süt, tereyağı, elma, muz, domates, patates, ekmek, peynir ve kıyma gibi ürünlerde birkaç sent ile birkaç avro arasında indirim görülebileceği ifade ediliyor.
Ancak asıl yük başka kalemlere binebilir
Bu modelin en büyük riski, gıda dışındaki hemen her alanda yeni zamların önünü açması. Genel KDV oranı yüzde 20’ye çıkarsa fiyatların yaklaşık yüzde 0,84, yüzde 21’e çıkarsa yaklaşık yüzde 1,68 artabileceği belirtiliyor. Bu da kuaförden ayakkabıya, kot pantolondan şampuana, diş macunundan sinema biletine kadar pek çok üründe yeni fiyat artışları anlamına geliyor. Cep telefonu aboneliği, elektrik faturası, ulaşım ve hizmetler tarafında da bu artışın daha belirgin hissedilebileceği vurgulanıyor. Bu nedenle markette sağlanacak sınırlı rahatlamanın, gündelik yaşamın genelinde yeni bir pahalılığa dönüşebileceği eleştirisi yapılıyor.
SPD ile CDU birbirini suçluyor
KDV fikrinin ilk kimden çıktığı da ayrı bir gerilim başlığı oldu. SPD çevreleri, önerinin Birlik partileri tarafından gündeme taşındığını savunuyor. Birlik partileri ise bunun eski bir SPD fikri olduğunu öne sürüyor. Lars Klingbeil’in yönettiği Maliye Bakanlığının çalışma düzeyinde KDV artışı senaryolarını hesapladığı, ancak bunun CDU’nun yönettiği Başbakanlık makamının talebi üzerine yapıldığı iddia ediliyor. Maliye Bakanlığı ise hükûmete sunduğu reform önerilerinde KDV artışı bulunmadığını söylüyor.
CSU kapıyı kapattı
Koalisyonun içindeki en net itiraz CSU’dan geldi. Parti kaynakları, hangi ad altında sunulursa sunulsun herhangi bir vergi artışına onay vermeyeceklerini açıkladı. SPD ise daha çok yüksek gelir grubuna dönük vergi artışını savunuyor. Bu tablo, koalisyonun vergi indirimi vaadini nasıl finanse edeceği sorusunu daha da büyütüyor.
Ortada karar yok, ama tartışma büyük
Şimdilik kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Yine de genel KDV oranının artırılması ve gıdada verginin kaldırılması gibi başlıkların aynı anda konuşulması, Almanya’da yeni bir vergi kaydırmasının işareti olarak görülüyor. Tartışmanın özünde tek bir soru var: Markette birkaç avroluk rahatlama sağlanırken, elektrikten ulaşıma kadar her alanda yeni zamların önü mü açılacak? Koalisyonun önündeki asıl sınav da burada duruyor.
Geri Dön 25 Mart 2026 Çarşamba Önceki Yazılar