AVRUPADAN Youtube Video
Patron isterse... 1.000 avroluk prim herkese gitmeyebilir
Almanya’da koalisyonun planladığı 1.000 avroluk vergisiz destek primi, kâğıt üzerinde çalışanlara nefes aldırmayı amaçlıyor. Ancak ödemenin gönüllü olması nedeniyle birçok çalışan bu parayı hiç alamayabilir.
Koalisyonun planına göre işverenler, 2026 yılında çalışanlarına 1.000 avroya kadar vergi ve prim kesintisinden muaf bir destek ödemesi yapabilecek. Alman hükûmetinin açıklamasına göre bu adım, artan enerji ve ulaşım giderleri karşısında çalışanları rahatlatmayı hedefliyor. Ancak burada kritik nokta şu: Bu ödeme zorunlu değil. Patron isterse verecek, istemezse vermeyecek. Yani çalışanlar için otomatik bir hak doğmuyor.
Hak yok, karar patronda
Bu nedenle 1.000 avroluk primin herkese ulaşması şimdiden şüpheli görülüyor. Deutschlandfunk’un aktardığına göre hem sendikalar hem de işveren çevreleri, özellikle ekonomik baskı altındaki şirketlerin bu ödemeyi finanse etmekte zorlanabileceğini söylüyor. Primin gönüllü olması, uygulamayı doğrudan şirketlerin mali gücüne bağlı hâle getiriyor.
En çok kimler dışarıda kalabilir?
Tartışmanın merkezinde düşük ücretli sektörler var. Ekonomistler, küçük işletmelerde çalışanların, toplu sözleşme gücü zayıf sektörlerdeki emekçilerin ve düşük gelir grubunun bu ödemeden daha sık mahrum kalabileceği uyarısını yapıyor. ZDF’nin aktardığı değerlendirmelerde, mali desteğe en çok ihtiyaç duyan kesimlerin tam da bu nedenle dışarıda kalabileceği vurgulanıyor.
Toplu sözleşme belirleyici olabilir
Bu tür ödemeler Almanya’da çoğu zaman toplu sözleşme görüşmeleri sırasında karara bağlanıyor. Sorun şu ki birçok sektörde 2026 için yeni bir toplu pazarlık süreci zaten görünmüyor. Bu da primin yıl içinde anlaşmalara eklenmesini zorlaştırıyor. DGB de BDA da bu nedenle sürenin uzatılmasını ve ödemenin 2027’yi de kapsamasını istiyor. DGB’nin açıklamasına göre mevcut takvim çok dar kalırsa çok sayıda çalışan sistem dışında kalabilir.
Eski örnek umut da veriyor, uyarı da
Benzer bir uygulama daha önce enflasyon dengeleme primiyle görülmüştü. O dönemde çalışanların büyük bölümü bu ödemeden yararlandı. Ancak dağılım eşit olmadı. Özellikle konaklama ve yeme içme gibi düşük ücretli alanlarda ödeme oranı çok düşük kaldı. Buna karşılık kamu yönetimi, sosyal sigorta ve savunma gibi görece daha iyi ücretli alanlarda destek çok daha yaygın verildi. Bu deneyim, yeni primin de sosyal olarak dengesiz dağılabileceği endişesini güçlendiriyor.
Eleştiri sadece sendikalardan gelmiyor
Plan, yalnızca sendikalar tarafından değil, işveren tarafında da soru işaretleriyle karşılandı. Çünkü ödeme vergisiz olsa da parayı şirketler kasasından çıkaracak. Bu nedenle birçok işletmenin ‘destek’ başlığını olumlu bulsa bile uygulamada geri durabileceği belirtiliyor. Tartışma, primin gerçek bir sosyal destek mi olacağı, yoksa yalnızca bazı sektörlerle sınırlı bir ayrıcalığa mı dönüşeceği sorusunda düğümleniyor.
Yani koalisyon çalışanlara 1.000 avroya kadar vergisiz bir ödeme kapısı açmak istiyor. Ancak bu kapının herkese açılıp açılmayacağını yasa değil, büyük ölçüde patronun mali durumu ve toplu sözleşme takvimi belirleyecek. Bu yüzden birçok çalışan için asıl soru, “Prim var mı?” değil, “Bize de gelecek mi?” olacak.
Geri Dön 15 Nisan 2026 Çarşamba Önceki Yazılar