AVRUPADAN Youtube Video
Karner’den ‘İslamcı tehlike’ye elektronik kelepçe çağrısı
Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner, kadınlar için yüksek risk oluşturan kişilerle ‘İslamcı tehlike’ görülen isimlere elektronik kelepçe uygulanmasını istedi. Aile birleşiminde ise çok düşük kota sinyali verdi.
Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner, kadınlar için yüksek risk oluşturan kişiler hakkında elektronik kelepçe uygulamasını desteklediğini açıkladı. Karner, aynı önlemin ‘İslamcı tehlike’ olarak tanımlanan kişiler için de geçerli olması gerektiğini söyledi.
APA’ya konuşan Karner, bu iki düzenlemenin birlikte hayata geçirilmesini istediğini belirtti. Hükûmet içinde bu konuda çok iyi görüşmeler yürütüldüğünü ifade etti.
Sosyal medyaya yaş sınırı desteği
Karner, hükûmetin 14 yaş altına sosyal medya yasağı konusunda uzlaşmasından da memnun olduğunu söyledi. Ona göre bu yöndeki her adım önemli. Çünkü nefret suçlarında hem faillerin hem de mağdurların yaşı giderek düşüyor.
İçişleri Bakanı, bunun da ötesine geçilmesinden yana. Sosyal medyada gerçek isim kullanma zorunluluğunu anlamlı ve doğru bulduğunu söyledi.
Aile birleşiminde düşük kota hazırlığı
İçişleri Bakanlığının önündeki en acil başlıklardan biri, sığınma hakkı alan kişiler için aile birleşimi kurallarının yeniden düzenlenmesi. Bu alandaki mevcut durdurma kararının yıl ortasında sona erecek olması, hükûmeti yeni modele zorluyor.
Karner, aile birleşiminin bundan sonra yerleşim yönetmeliği üzerinden düzenlenmesinde ısrarcı. Hukuki itirazlar bulunduğunu kabul etse de, hazırlanacak düzenlemenin mahkemeden döneceğini düşünmediğini söyledi.
Viyana için alan daha dar
Karner’e göre yeni sistemde bir ‘uyum barometresi’ esas alınacak. Yani toplumun ve kamu hizmetlerinin aşırı yük altına girmeden kaç kişiyi kabul edebileceğine bakılacak.
Yüksek sığınmacı sayısı nedeniyle Viyana’da ilk aşamada hareket alanının daha sınırlı olacağını söyledi. Eyaletlerle yapılacak görüşmeler sonrasında, diğer göç gruplarında olduğu gibi her bölgeye ayrı kota ayrılması planlanıyor.
Karner ayrıca aile birleşiminden yararlanmak isteyenlerin bazı mali koşulları yerine getirmesi gerektiğini savundu. Buna göre sığınma hakkı olan kişinin, yanına gelecek aile bireylerinin geçimini karşılayabilecek durumda olması istenecek. Yeni gelenlerin en azından temel düzeyde Almanca bilmesinin de yararlı olacağını söyledi.
“Kota çok düşük başlayabilir”
İlk kotanın ne kadar olacağı sorusuna net rakam vermeyen Karner, başlangıç seviyesinin oldukça düşük tutulacağını işaret etti. Kullandığı ifadeyle, kota ‘çok düşük bir düzeyde’ başlayabilir.
Sığınma işlemleri AB dışına taşınmak isteniyor
Karner, yeni Avrupa Birliği kurallarıyla açılan imkânları da hızla kullanmak istiyor. Özellikle sığınma başvurularının AB dışında değerlendirilmesi ve kişilerin güvenli üçüncü ülkelere geri gönderilmesi üzerinde durdu.
Hollanda, Almanya, Danimarka ve Yunanistan ile birlikte çeşitli ülkelerle görüşmeler yürütüldüğünü söyledi. Ancak hangi ülkelerle temas kurulduğunu açıklamadı.
Geri dönüş merkezleri 2027’de başlayabilir
Yıl sonuna kadar hangi ülkede ve hangi modelle geri dönüş merkezleri kurulacağına dair somut bir plan hazırlanması hedefleniyor. Karner, uygulamaya gelecek yıl geçilebileceğini söyledi. Ona göre bu merkezler hem Afrika’da hem de Asya’da kurulabilir.
Amaç, en az bir böyle projeyi hayata geçirmek. Karner, bu adımların sığınmacı sayısındaki sert düşüşü kalıcı hâle getirmek için gerekli olduğunu savundu.
“2015 benzeri tablo olmaz”
Karner, Orta Doğu’daki son gerilime rağmen Avrupa’ya doğru yeni büyük bir sığınmacı hareketi beklemediğini söyledi. Çatışma bölgelerindeki insanların ilk aşamada genellikle bölge içindeki güvenli alanlara yöneldiğini belirtti.
Suriye savaşında olduğu gibi Avrupa’ya büyük dalgalar hâlinde göç yaşanacağı görüşüne katılmadı. Bunun artık gerçekleşmeyeceğini, çünkü Avrupa Birliği politikasının değiştiğini söyledi.
Muhalefete sert yüklendi
Karner, bu alandaki yeni çizgiye Avusturya’da FPÖ’nün, Avrupa düzeyinde ise SPÖ ile Yeşillerin karşı çıkmasını anlayamadığını belirtti. Bu tabloyu, “AB’de sol ile Avusturya’da aşırı sağın tuhaf ittifakı” olarak niteledi.
FPÖ’nün, sığınmacıların Avrupa’ya gelmesinden siyasi çıkar umduğunu da ileri sürdü.
Hedef düşüşü kalıcılaştırmak
Karner, Avusturya’daki mevcut durumdan henüz tam anlamıyla memnun olmadığını söyledi. Yine de izlenen çizginin doğru olduğunu ve kararlılıkla süreceğini savundu.
İlk kabul merkezi Traiskirchen’de 350’nin altında kişinin bulunduğunu belirtti. Bunun son 15 yılın en düşük seviyesi olduğunu söyledi. Temel bakım sistemi içinde desteklenen sığınmacı sayısının da 8 bin 400’e indiğini, bunun 20 yılı aşkın sürenin en düşük düzeyi olduğunu ifade etti.
Geri Dön 06 Nisan 2026 Pazartesi Önceki Yazılar