AVRUPADAN Youtube Video
Trump’ın Hürmüz tehdidinde kritik saatler
Trump’ın İran’a verdiği süre dolarken gözler Washington’a çevrildi. Masada üç olasılık öne çıkıyor; yeni saldırı, yeni erteleme ya da kırılgan bir ateşkes zemini.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden gemi geçişine açması için verdiği sürenin bu kez nihai olduğunu söylüyor. Süre, 7 Nisan Salı günü ABD doğu kıyısı saatiyle 20.00’de doluyor. Bu da Avrupa saatiyle 8 Nisan Çarşamba 02.00’ye denk geliyor. Trump, anlaşma çıkmaması hâlinde İran’ın enerji ve ulaşım altyapısını hedef alabileceği uyarısını yineledi. Daha önce de ABD, İran’ı ‘taş devrine geri gönderecekleri’ tehdidinde bulunmuştu.
Üç ihtimal öne çıkıyor
Washington’daki bekleyiş üç temel senaryo etrafında yoğunlaşıyor. İlk ihtimal, Trump’ın tehdidini uygulamaya koyması. İkinci ihtimal, son anda yeni bir erteleme kararı çıkması. Üçüncü seçenek ise zayıf ama tamamen kapanmamış bir diplomasi hattının devreye girmesi.
Bu nedenle önümüzdeki saatler yalnızca askerî karar açısından değil, diplomatik çıkış ihtimali bakımından da belirleyici görülüyor.
İlk senaryo: Yeni saldırı
En sert olasılık, sürenin dolmasının ardından ABD’nin İran’daki altyapı hedeflerine yeni saldırılar başlatması. Son günlerde enerji tesisleri, köprüler ve başka kritik altyapı unsurları açıkça hedef gösterildi. Trump, bu tür saldırıların kısa sürede çok ağır yıkım yaratabileceğini savunuyor.
Ancak bu yaklaşım yalnızca askerî baskı olarak görülmüyor. Eleştirmenler, sivil altyapıya dönük tehditlerin savaş suçu tartışmasını büyütebileceğine dikkat çekiyor.
İkinci senaryo: Son anda yeni erteleme
Bir başka olasılık, Trump’ın daha önce olduğu gibi son dakikada yeni bir zaman penceresi açması. Daha önce de İran’a verilen sürelerin birkaç kez uzatıldığı biliniyor. Bu nedenle Beyaz Saray’ın, diplomaside sınırlı da olsa ilerleme olduğu gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı alması bütünüyle dışlanmıyor.
Yine de Trump, bu kez salı akşamı dolacak sürenin son uzatma olduğunu savunuyor. Bu da son dakika manevrası ihtimalini zayıflatıyor ama tamamen ortadan kaldırmıyor.
Üçüncü senaryo: Zoraki ateşkes zemini
Üçüncü seçenek, dar da olsa diplomatik bir kanalın açık kalması. Taraflar arasında dolaylı temasların sürdüğü, arabulucular üzerinden ateşkes ve daha geniş müzakere başlıklarının konuşulduğu belirtiliyor.
İran tarafı ise yalnızca kısa süreli bir ateşkes değil, daha kalıcı güvencelere dayalı bir çerçeve istiyor. Bu nedenle diplomasi masası tamamen devrilmiş değil. Ama taraflar arasındaki mesafe de kapanmış görünmüyor.
Trump’ın açmazı büyüyor
Trump’ın önündeki temel sorun burada ortaya çıkıyor. Çok sert tehdit dili, İran’ı müzakere masasına zorlamayı hedefliyor. Ancak Tahran’ın bunu geri adım nedeni değil, karşılık verme gerekçesi olarak okuması da mümkün.
Bu da Beyaz Saray’ın hem askerî hem diplomatik baskıyı aynı anda yönetmek zorunda kaldığı bir tablo yaratıyor. Sert söylem, kısa vadede baskı kurabilir. Ama aynı zamanda gerilimi daha da tırmandırabilir.
Hürmüz yalnızca bölgesel mesele değil
Krizin etkisi yalnızca İran ile ABD arasında kalmıyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol taşımacılığı açısından kritik bir hat olduğu için burada yaşanacak yeni bir tırmanma, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar geniş bir alanı etkileyebilir.
Bu nedenle Washington’dan çıkacak karar, yalnızca askerî bir hamle olarak değil, dünya ekonomisini etkileyebilecek bir eşik olarak da izleniyor.
Gözler Beyaz Saray’da
Şimdi herkes aynı soruya odaklanmış durumda; Beyaz Saray geceyi bombardıman emriyle mi, yeni bir erteleme kararıyla mı, yoksa dar da olsa bir müzakere kapısını açık bırakarak mı kapatacak? Şimdilik kesin olan tek şey, Hürmüz çevresindeki krizin son düzlüğe girmiş olması.
Geri Dön 07 Nisan 2026 Salı Önceki Yazılar