AVRUPADAN Youtube Video
Sığınmacılar otellerden kışlalara taşınıyor
İngiltere’de hükûmet, sığınmacıların kaldığı 11 oteli kapattı. Yüzlerce kişi daha temel koşullar sunan askerî alanlara taşınırken, insan hakları kuruluşları yeni uygulamaya tepki gösterdi.
İngiltere’de sığınmacıların barındırıldığı otellerin kapatılması süreci hızlandı. Guardian’ın ilk duyurduğu, İçişleri Bakanlığı’nın da açıkladığı plana göre İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda’daki 11 ‘iltica oteli’ kapatıldı. Önümüzdeki haftalarda yeni otellerin de boşaltılması bekleniyor.
İçişleri Bakanlığı, yüzlerce sığınmacının artık daha temel koşullara sahip barınma alanlarına taşındığını açıkladı. Bu kapsamda yaklaşık 350 kişinin Doğu Sussex’teki Crowborough askerî kampına gönderildiği belirtildi.
Starmer sözünü uygulamaya çalışıyor
Bu adım, Başbakan Keir Starmer’ın bir sonraki genel seçimden önce sığınmacılar için kullanılan tüm otelleri kapatma vaadinin ardından geldi. Karar, İşçi Partisi’nin İngiltere’deki yerel seçimler öncesinde zor bir siyasi döneme girdiği sırada açıklandı.
Reform UK, ülkedeki yaklaşık 200 sığınmacı otelinin tamamının kapatılması için uzun süredir kampanya yürütüyor. Şu anda bu otellerde yaklaşık 30 bin kişi kalıyor. Bunun dışında 70 binden fazla sığınmacının ortak evler ve askerî alanlar gibi başka yerlerde barındırıldığı belirtiliyor.
Otellerin sayısı yarıdan fazla azaldı
İçişleri Bakanlığı verilerine göre sığınmacılar için kullanılan otel sayısı bir dönem yaklaşık 400’e kadar çıkmıştı. Şimdi bu sayı 185’e geriledi.
İngiltere’de sığınmacıların ilk bir yıl çalışma hakkı bulunmadığı için, başvuruları sonuçlanana kadar devlet destekli barınmaya mecbur kaldıkları hatırlatılıyor. Bu nedenle hükûmetin onları barındırma yükümlülüğü bulunuyor.
Birçok otel boşaltıldı
Kapatılan oteller arasında Oxfordshire’daki Banbury House, Heathrow yakınındaki Holiday Inn, Wolverhampton’daki Britannia Hotel, Telford yakınındaki Madeley Court Hotel, Merseyside’daki OYO Lakeside, Crewe Arms Hotel, Aberdeen’deki Sure Hotel ile Halifax’taki Rock Hotel ve Wool Merchant Hotel de yer alıyor.
Bangor’daki Marine Court Hotel’in de dört yıllık kullanımın ardından şubat ayında boşaltıldığı açıklandı. Cheltenham’daki Citrus Hotel ise yerel kampanyaların odağındaydı ve birkaç hafta önce sığınmacılardan tamamen boşaltıldı.
Hükûmet: Maliyet düşecek
Göçten sorumlu Bakan Alex Norris, otellerin önceki hükûmet döneminde geçici çözüm olarak planlandığını ancak sistemin kontrolden çıktığını söyledi. Norris’e göre bu model vergi mükelleflerine milyarlarca sterline mal oldu ve yük yerel toplulukların üzerine bırakıldı.
İçişleri Bakanlığı, son otel kapatmalarıyla 65 milyon sterlin tasarruf sağlanacağını savunuyor. Hükûmet, yeni dönemde daha temel konaklama alanlarına yönelerek büyük tesisleri büyütmeyi ve ülkede kalma hakkı olmayan kişilerin daha fazla sınır dışı edilmesini hedefliyor.
İnsan hakları kuruluşlarından tepki
Mülteci Konseyi ise askerî alanların otellere gerçek bir alternatif olmadığını savunuyor. Kuruluşun dış ilişkiler direktörü Imran Hussain, bu yerlerin hükûmetin kendi harcama denetçisine göre otellerden bile daha pahalıya gelebileceğini söyledi.
Hussain’e göre bu tür büyük tesisler insanları yerel toplumlardan ve temel hizmetlerden koparıyor. Bu yüzden sorunu çözmek yerine daha da ağırlaştırma riski taşıyor.
Mülteci Konseyi, Sudan ve İran gibi ülkelerden gelen bazı kişilere sıkı güvenlik denetimlerinin ardından sınırlı oturum izni verilmesi hâlinde otellerin birkaç ay içinde boşaltılabileceğini savunuyor.
Gerilim son iki yılda tırmandı
Sığınmacı otelleri son iki yaz boyunca İngiltere’de sert protestoların hedefi oldu. Bazı gösteriler şiddete dönüştü. Ağustos 2024’te Rotherham’da protestocuların, içinde sığınmacıların bulunduğu bir oteli ateşe vermeye çalışması en çarpıcı olaylardan biri olmuştu.
Parlamentodaki bir inceleme de hükûmetin sığınmacı barınma sisteminde milyarlarca sterlini başarısız, dağınık ve pahalı bir düzende harcadığını ortaya koymuştu.
Muhalefetten yeni eleştiri
Muhafazakârların içişlerinden sorumlu gölge bakanı Chris Philp ise hükûmeti rakamları gizlemekle suçladı. Philp, seçim dönemine göre otellerde kalan sığınmacı sayısının azalmadığını, yalnızca bazı kişilerin otellerden alınıp konutlara taşınarak tablonun yumuşatılmaya çalışıldığını öne sürdü.
Philp’e göre bu durum, özellikle konut piyasasında zaten zorlanan gençler açısından da yeni bir baskı yaratıyor.
İngiltere’de sığınmacıların barınma biçimi artık yalnızca bir göç politikası meselesi değil. Aynı zamanda bütçe, toplumsal gerilim ve yerel yaşam üzerinde doğrudan etkisi olan bir siyasi tartışmaya dönüşmüş durumda.
Geri Dön 15 Nisan 2026 Çarşamba Önceki Yazılar