AVRUPADAN Youtube Video
Gizli vergiler: İsviçre’de elektrik kârı tartışması
İsviçre’de kamuya ait elektrik şirketlerinin milyarlık kârları yeniden tartışma yarattı. Şirketlerden gelen temettü gelirleri kanton ve belediyelere akarken, bunun gizli bir vergiye dönüşüp dönüşmediği soruluyor.
İsviçre’de elektrik faturaları yalnızca tüketim bedelini değil, kamunun kasasına dönen büyük bir gelir düzenini de gündeme taşıdı. 20 Minuten’in haberine göre ülkedeki elektrik üretimi, dağıtımı ve şebeke altyapısının büyük bölümü kamuya ait olduğu için şirketlerin elde ettiği kârlar da sonunda kantonlara ve belediyelere dönüyor.
Elektrik fiyatı bugün çoğu yerde kilovatsaat başına 30 rappenin biraz üstünde ya da altında seyrediyor. Ancak bu bedel yalnızca elektriğin kendisini değil, şebeke giderlerini, ücretleri ve çeşitli kesintileri de kapsıyor. Bu kalemlerin büyük bölümü de doğrudan ya da dolaylı biçimde kamuya akıyor.
Milyarlık kârlar dikkat çekti
Son açıklanan şirket bilançoları, sistemin ne kadar büyük bir gelir yarattığını gösterdi. Axpo geçen yıl 879 milyon frank, BKW 444 milyon frank, Zürih Kantonu Elektrik Kurumu EKZ 186,3 milyon frank, Zürih Belediyesi’ne bağlı EWZ ise 303 milyon frank kâr açıkladı.
Toplam tablo, elektrik sektöründe milyarlarca franklık bir kazanç oluştuğunu ortaya koydu. Bu da doğal olarak şu soruyu büyüttü: Elektrik pahalı olduğu için mi kamu bu kadar kazanıyor, yoksa kamu bu kazancı istediği için mi elektrik pahalı kalıyor?
Temettü yeniden devlete dönüyor
Tartışmanın merkezinde şirketlerin ödediği temettüler var. Çünkü elektrik şirketlerinin sahipleri büyük ölçüde kantonlar ve belediyeler. Yani şirketin elde ettiği kârın önemli bir kısmı yeniden kamuya dönüyor.
Örneğin Aargau kantonunun 2025’te Axpo’dan 94 milyon frank, AEW’den ise 53 milyon frank alması bekleniyor. İlginç olan şu: Habere göre Aargau, Axpo’dan bu kadar yüksek özel temettü almak istemedi. Ancak diğer hissedarlar tarafından geride bırakıldı. O hissedarların da yine kantonlar ya da onlara bağlı elektrik şirketleri olduğu belirtiliyor.
‘Gizli vergi’ tartışması büyüyor
Aargau’nun bu özel temettüden vazgeçilmesini istemesinin gerekçesi de dikkat çekici. Kanton yönetimi, kamuoyunda kantonlar elektrikten zenginleşiyor izlenimi oluşmasını istemediğini savundu.
Axpo ise son yıllarda kantonlara ve dolayısıyla halka toplam 1 milyar frank ödeme yapmış olmaktan gurur duyduğunu söylüyor. Buna karşılık Aarau kentinin yüzde 95 oranında sahibi olduğu Eniwa daha temkinli bir çizgide duruyor. Şirketin yöneticisi Hans-Kaspar Scherrer, daha fazla kaynağın yenilenebilir enerji yatırımlarına ayrılmasının daha doğru olabileceğini söyledi. Yine de onun eleştirisi doğrudan temettü politikasından çok, yatırım önündeki düzenleyici engellere yöneliyor.
Bu para nereye gitmeli?
Tartışmanın bir başka boyutu da şu: Bu gelirler halka daha ucuz elektrik olarak mı dönmeli, yoksa şebeke ve enerji altyapısına yatırım olarak mı kullanılmalı?
Eniwa yöneticisi Scherrer, elektrik fiyatını düşürmenin çok anlamlı olmayabileceğini savunuyor. Ona göre güneş enerjisinin yaz aylarında daha fazla devreye girmesiyle fiyatlar önümüzdeki yıllarda zaten kendiliğinden aşağı gelebilir. Buna karşılık ülke genelinde şebeke ve santral altyapısının yenilenmesi için yaklaşık 70 milyar franklık yatırım gerekecek.
Elektrik şirketleri de sahiplerinin stratejiye yön verdiğini ve temettü kararını onların aldığını hatırlatıyor. Aynı şirketler, yenilenebilir enerji yatırımlarına zaten milyarlar ayırdıklarını da vurguluyor.
Şirketler: Sermayenin bir karşılığı olmalı
EKZ ise tartışmaya başka bir yerden yaklaşıyor. Kurum, Zürih kantonunun kendilerine kamu görevi için büyük bir temel sermaye sağladığını hatırlatıyor. Bu nedenle sahibin aldığı risk karşılığında bir gelir istemesinin doğal olduğu savunuluyor.
Belediye, kent ve kanton birlikleri ise ortak ve net bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Gerekçe, konunun çok karmaşık olması ve her bölgede farklı bir yapının bulunması. Yine de 20 Minuten’e konuşan bazı isimler, özel bir anonim şirkette temettünün sorgulanmadığını, kamu şirketleri söz konusu olduğunda ise aynı ödemenin tartışma yarattığını belirtiyor.
Asıl büyük tartışma yeni başlıyor
Bu mesele yalnızca şirket kârlarıyla sınırlı değil. İsviçre’de elektrik altyapısının kimin elinde kalacağı tartışması da yeniden büyüyor. Bunun nedeni, federal hükûmetin Avrupa Birliği ile imzalamak istediği yeni elektrik anlaşması.
Avrupa Birliği tam piyasa açılımı istiyor. Bu da özel hanelerin elektrik sağlayıcısını serbestçe seçebilmesi anlamına geliyor. İsviçre siyasetinde ise bu açılıma rağmen temel altyapının kamu mülkiyetinde kalması gerektiği yönünde güçlü bir görüş var.
Elektrik şirketlerinin kârı etrafındaki bu yeni tartışma, İsviçre’de enerji fiyatlarının artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir mesele hâline geldiğini gösteriyor. Çünkü soru artık sadece elektriğin ne kadar pahalı olduğu değil; bu paradan kimin ne kadar kazandığı.
Geri Dön 15 Nisan 2026 Çarşamba Önceki Yazılar